KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2017/15010 E., 2020/1279 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2020
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İstihkak
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı vekili, borçlu ile üçüncü kişi arasında organik bağ bulunduğunu, haczedilen mahcuzların borçluya ait olduğunu belirterek, istihkak iddiasının reddine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı üçüncü kişi vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulüne, istihkak iddiasının kaldırılmasına karar verilmiş, karar davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK'nin 99 maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
UYAP üzerinden yapılan incelemede; davalı alacaklı vekilinin 23.08.2019 tarihli dilekçesi ile borçlular aleyhine başlatıkları takipten feragat ettiği anlaşılmaktadır.
İstihkak davalarında geçerli bir icra takibinin ve geçerli bir haczin bulunması dava şartıdır ve Mahkeme hakimi tarafından duruşmanın her aşamasında re’sen gözetilmelidir. Buna göre az yukarıda açıklanan dilekçe gerereğince takipten feragat edilip edilmediği hususu netleştirilerek, geçerli bir haciz bulunup bulunmadığı hususunun ön koşul olarak değerlendirilmesi gerekir.
Feragat nedeniyle geçerli bir takip ve geçerli bir haciz bulunmadığının anlaşılması halinde ise istihkak davasının konusuz kaldığının kabulü gerekir. Konusuz kalan dava hakkında ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek yargılama gideri ile vekalet ücretinin 6100 sayılı HMK'nin 331. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre takdir edilmesi gerekeceğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/15010, K. 2020/1279, 12 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama