İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2017/15190 K.2020/2895

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Küçükçekmece 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 22.11.2016 tarihli ve 2015/344 Esas, 2016/630 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı…

Esas2017/15190Karar2020/2895Tarih3 Haziran 2020Okuma4 dk · 897 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2017/15190 E., 2020/2895 K.·İlk Derece

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Haziran 2020
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
Dava türü
İstihkak
Mahkemesi
Küçükçekmece 1. İcra Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

897 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Küçükçekmece 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 22.11.2016 tarihli ve 2015/344 Esas, 2016/630 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı alacaklı vekili ile davalı üçüncü kişilerden ... ... San. Tic. A.Ş. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı alacaklı vekili ile davalı üçüncü kişilerden ... ... San. Tic. A.Ş. vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı alacaklı vekili, 07/04/2015 tarihinde gidilen adreste tespit edilen ürünlerin haciz adresine taşındığının öğrenilmesi üzerine 08/04/2015 tarihinde bu adrese hacze gidildiğini ve henüz montaj aşamasında olan 2 adet ... makinasının haczedildiğini, hacizde davalı üçüncü kişi şirket yetkilisinin istihkak iddiasında bulunduğunu, her iki şirketin de aynı sektörde faaliyet gösterdiği değerlendirildiğinden, üçüncü kişi şirketin istihkak iddiasının reddini ve davalı üçüncü kişi aleyhine tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı üçüncü kişi vekili, hacze konu iki adet makinenin müvekkili tarafından ... ... San. Tic. A.Ş.den iyiniyetle satın alındığını, satın alınan makinalara ilişkin ödeme yapıldığını gösterir fatura ve cari hesap tablosunu ekte sunduklarını, müvekkili şirketin borçlu şirket ile herhangi bir bağlantısı bulunmadığını, alacaklı ve borçlu şirketin muvazaalı işlemlerle, borçlu şirketin daha önce satıp teslim ettiği menkul malları geri almak peşinde olduklarını bildirerek, davanın reddini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, satışı yapılan makinelerin ... ... San. Tic. A.Ş.nin uzun yıllardır kayıtlarında yer alan makine olduğunun tespit edildiği, haciz tarihi ile ... ... San. Tic.

A.Ş.nin makineleri satış kaydı tarihinin aynı tarih olduğu, taraflar arasında ticari ilişkinin makine satışı dışında da mevcut olduğu, tüm bunlara ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre davanın reddine, dava değerinin %20’si oranında tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, bu karara karşı davacı alacaklı ve davalı üçüncü kişi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davacıya gerekçeli karar evrakının süre tutum dilekçesinden sonra 10/01/2017 tarihinde tebliğ edildiği,

davacı tarafından 10 günlük yasal süre geçtikten sonra 23/01/2017 tarihinde gerekçeli istinaf dilekçesi verildiği anlaşılmakla, davacının süresinde verilmeyen gerekçeli istinaf dilekçesi yönünden herhangi bir inceleme yapılmamış, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davacı alacaklının istinaf talebinin HMK'nin 342. ve 355. maddeleri gereğince reddine, davalı üçüncü kişi şirket yönünden ise, davalıya hükmün 22/11/2016 tarihinde tefhim edildiği, davalının 10 günlük yasal süreden sonra 30/12/2016 tarihinde tavzih ve istinaf talep dilekçesi verdiği,

davalının istinaf isteminde bulunduğu tarih itibariyle 10 günlük istinaf başvuru süresinin geçmiş olduğu anlaşıldığından, davalı üçüncü kişi şirketin istinaf isteminin de süre aşımından reddine karar verilmiş, karar davalı üçüncü kişi ve davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, alacaklının İİK’nin 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.

1-Davalı üçüncü kişinin temyiz istemi yönünden;

2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'un 363 ve 364. maddelerinde yer alan ve temyiz süresinin başlangıcına esas alınan tefhim kavramının "hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklandığı hal" olarak anlaşılması zorunludur.

Nitekim Anayasa Mahkemesi de gerekçeli kararın tebliğinin temyiz hakkının etkili şekilde kullanılması bakımından gerekli olduğunu, bu yükümlülük yerine getirilmeden kararın kesinleştirilmesini hak ihlali olarak kabul etmiştir (Anayasa Mahkemesi (İkinci Bölüm) 20.03.2014 tarihli 2012/1034 Başvuru).

Bu açıklamalar doğrultusunda 22.11.2016 tarihinde hükmün tüm unsurları ve gerekçesi ile birlikte tefhim edilememesi nedeniyle, istinaf süresinin tebliğden itibaren başladığının kabulünün gerektiği, somut olayda; gerekçeli kararın davalı üçüncü kişiye tebliğ edilmediği, davalının gerekçeli kararın kendisine tebliğinden önce 30.12.2016 tarihinde kararı istinaf ettiği, Bölge Adliye Mahkemesince, davalıya hükmün tefhim edilmesinden itibaren 10 günlük istinaf başvuru süresi geçtikten sonra istinaf dilekçesi verildiğinden bahisle istinaf başvurusunun süreden reddine karar verildiği, davalının Bölge Adliye Mahkemesinin iş bu kararını süresi içerisinde 10.05.2017 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmıştır.

Davalı tarafça karara karşı, kararın kendisine tebliğinden önce istinaf yoluna başvurulduğu açıktır. Bu durumda; Bölge Adliye Mahkemesinin karara karşı süresinde istinaf yoluna başvurulmadığı gerekçesiyle başvurunun usulden reddine ilişkin kararı doğru değildir.

2-Davacı alacaklının temyiz istemi yönünden;

İlk Derece Mahkemesince kısa kararda, “...tefhim ve tebliğden itibaren iki hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı...” ibaresine yer verildiği, kararın davacı vekiline 22.11.2016 tarihinde tefhim edildiği, davacı alacaklı vekilince süresinde olacak şekilde 25.11.2016 tarihinde süre tutum dilekçesi verildiği, gerekçeli kararın davacı vekiline 10.01.2017 tarihinde tebliğ edildiği ve davacı vekilince de 23.01.2017 tarihinde temyiz edildiği anlaşılmaktadır.

Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince gerekçeli kararın tebliğinden sonra davacı tarafından 10 günlük yasal süre geçtikten sonra istinaf dilekçesi verildiği, bu durumda istinaf isteminin süresinde olmadığından bahisle davacı alacaklının istinaf istemi reddedilmiş ise de, İlk Derece Mahkemesince temyiz süresinin iki hafta olarak gösterildiği, bu şekilde temyiz süresi hususunda davacı tarafın yanıltıldığı,

davacı alacaklı tarafça İlk Derece mahkemesi kararında gösterildiği üzere gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde gerekçeli temyiz dilekçesi verilmekle süresinde temyiz edildiğinin kabulü gerektiği, buna göre davacının istinaf başvurusunun süresinde kabul edilmesi gerekirken, süre aşımı nedeni ile başvurunun reddine karar verilmesi doğru değildir.

Belirtilen sebeplerle; davalı üçüncü kişi ile davacı alacaklının istinaf başvurusunun süresinde kabul edilip, işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken süre aşımı nedeni ile başvurunun usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan sebeplerle davacı alacaklı vekili ve davalı üçüncü kişi vekilinin temyiz isteminin kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 03.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/15190, K. 2020/2895, 3 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/15190
Karar No
2020/2895
Tarih
3 Haziran 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/15257 K.2020/4883
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/15264 K.2020/4882
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2017/15269 K.2020/4841
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/15271 K.2020/4881
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/15272 K.2020/4535
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/15280 K.2020/4538

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.