KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2017/16246 E., 2019/6572 K.·İlk Derece
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2019
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Mal Rejiminin Tasfiyesinden Kaynaklanan Alacak
- Mahkemesi
- Alanya 1. Aile Mahkemesi
Karar Metni
528 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Alanya 1. Aile Mahkemesi hükmüne karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması sonunda ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... vekili, harca esas değeri 20.000 TL olarak gösterdiği dava dilekçesinde, evlilik birliği içinde edinilen 432 ada 9 parselde bulunan 1 nolu bağımsız bölüm, 1728 ada 5 parselde bulunan 1 nolu bağımsız bölüm, 07 LM 693 plaka ... araç, davalının menkul kıymetler borsasında mevcut olan malvarlığı ve çeşitli bankalarda bulunan para nedeniyle mal rejiminin tasfiyesini istemiş, 20.09.2016 tarihli dilekçe ile toplam 431.270,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep ettiklerini bildirmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulü ile 431.270,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davalı vekilinin istinaf talebi ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi tarafından esastan reddedilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 ... HMK mad. 33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak isteğine ilişkindir.
1. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Tasfiyeye konu 432 ada 9 parselde bulunan 1 nolu bağımsız bölüm ve 1728 ada 5 parselde bulunan 1 nolu bağımsız bölüme ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde, davacının tasfiyesini istediği 432 ada 9 parselde bulunan 1 nolu bağımsız bölüm evlilik birliği devam ederken 17.02.2005 tarihinde 1/2 oranında taraflar adına paylı mülkiyet şeklinde tescil ettirilmiş olup halen tapu sicilinde aynı şekilde ve oranda kayıtlı durumdadır.
1728 ada 5 parselde bulunan 1 nolu bağımsız bölümün ise 2006 yılının Mayıs ayında taraflarca 1/2 oranında ortak olarak edinildiği ancak tapu devrinin gayrimenkul şirketince ileri tarihte yapıldığı tanık beyanları, banka hesapları ve tüm dosya kapsamı ile sabit olup, 1/2 payın davalı erkek adına 17.01.2008 tarihinde, 1/2 payın davalı kadın adına 10.03.2008 tarihinde tapuya tescil edildiği ve halen tapu sicilinde aynı şekilde ve oranda kayıtlı durumda olduğu anlaşılmaktadır.
Evlilik birliği devam ederken serbest iradeleriyle gerçekleştirdikleri bu paylaşımla, her bir payın o eşin kişisel mal grubuna terk edildiği kabul edilmelidir.
Davacı tarafça, paylı şekilde tescil edildikten sonra katkıda bulunulduğu da iddia edilip kanıtlanmadığına göre, anılan taşınmazlara ilişkin olarak davalı eş adına kayıtlı paylara yönelik davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle alacak talebinin kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/16246, K. 2019/6572, 27 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama