KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2017/1633 E., 2017/6281 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Vakıf (Vakfın Sona Erdiğinin Tespiti
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
... ARAR
Dava dilekçesinde, vakıf senedindeki amaçları gerçekleştirmek için yeterli malvarlığı bulunmaması sebebi ile davacı vakfın sona erdiğinin tespiti ile karar verilmesi istenmiş; mahkemece, davacı vakfın tasfiyeye girdiğine, adının sicilden terkinine ve tasfiye heyetinin kimlerden oluştuğuna dair karar verilmesi üzerine; hüküm, ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 101. maddesinde, vakfın gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal topluluğu olduğu. 116. maddesinde de amacın gerçekleşmesi imkansız hale geldiği ve değiştirilmesinin de mümkün bulunmadığı takdirde, vakfın kendiliğinden sonra ereceği ve mahkeme kararıyla sicilden silineceği.
27.09.2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Vakıflar Yönetmeliği'nin 19. maddesinde ise; amacının gerçekleşmesi imkânsız hale gelen ve değiştirilmesi de mümkün bulunmadığı takdirde, vakfın kendiliğinden sona ereceği, vakfın yönetim organı veya....vakfın amacının gerçekleşmesinin imkânsız hale geldiği kanısına varırsa dilekçe ile mahkemeye başvurarak durumun mahkeme siciline tescilini isteyeceği, mahkemenin, gereğine göre Genel Müdürlüğün veya vakfın yönetim organının yazılı düşüncesini alarak vakfın dağılması ve tasfiye kurulu oluşumu istemini karara bağlayıp dağılma kararını sicile tescil edeceği, sona eren vakfın kişiliğinin,
ehliyeti tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere tasfiye sırasında da devam edeceği hükme bağlanmıştır.
Somut olayda mahkemece davacı vakfın sona erdiğinin tespitine de karar verilmesi gerekirken, bu konuda hüküm kurulmaması doğru değil ise de, yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılması gerektirmediğinden, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür (HUMK m. 438/7, HMK 370/2).
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/1633, K. 2017/6281, 26 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama