İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2017/16718 K.2020/3829

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Bursa 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 04.04.2017 tarihli ve 2016/539 Esas, 2017/283 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı üçüncü kişi…

Esas2017/16718Karar2020/3829Tarih23 Haziran 2020Okuma4 dk · 834 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2017/16718 E., 2020/3829 K.·İlk Derece

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Haziran 2020
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Dava türü
İstihkak
Mahkemesi
Bursa 2. İcra Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

834 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Bursa 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 04.04.2017 tarihli ve 2016/539 Esas, 2017/283 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı üçüncü kişi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı üçüncü kişi vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı üçüncü kişi vekili, müvekkilinin sipariş üzerine kumaşları fason olarak dokutmakta ve müşterilerine satmakta olduğunu, borçlunun da müşterisi olduğundan haciz mahallinde evraklar bulunmasının olağan olduğunu, müvekkilinin davalı borçludan alacaklı olduğunu, borçlunun başka adreste faaliyette olduğunu açıklayarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı alacaklı vekili, borçlu şirket adresi ile üçüncü kişi şirket adreslerinin aynı olduğunu, farklı iki sokağa açılan kapısı olduğundan adreslerin farklı olduğunu, davacı şirket yetkilisi ...'un borçlu şirketin eski çalışanı olduğunu, iki şirket arasında fiili ve organik bağın bulunduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, haczin borçlunun gösterilen iş yeri adresinde yapılmış olması, adreste borçluya ait çok sayıda evrak bulunması ibraz edilen faturaların sonradan düzenlenebilecek olup tek başlarına ispat için yeterli olmaması, davacı şirket yetkilisi ve kurucu ortağının borçlunun eski çalışanı olması ve yakın tarihte işten ayrılıp davacı üçüncü kişi şirketi kurmuş olması, haciz yapılan yerin borçlu yakını Mehmet Er'den kiralandığının beyan edilmesi ve bunun hayatın olağan akışına uygun düşmemesi gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, davacı üçüncü kişi vekilince İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuştur.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22 Hukuk Dairesinin 15.09.2017 tarihli ve 2017/1268 Esas, 2017/1376 Karar sayılı kararı ile; haciz yapılan adres, üçüncü kişinin ticaret sicil kayıtlarında tescilli olan adresi olmakla birlikte, vergi dairesi ile tam örtüşmediği, üçüncü kişi şirket yetkilisinin çok kısa bir süre önce borçlunun çalışanı olduğu, borçlu ile aynı iş kolunda işletmecilik yaptığı, iş yerinde borçluya ait irsaliyeler bulunduğu, bu nedenle ispat yükünün üçüncü kişide olduğu, davacı delillerinin mülkiyet karinesini çürütecek güçte bulunmadığı,

davacının kısa bir sürede işçi iken iyi bir organizasyon alt yapı müşteri portföyü ve işletme gücüne erişerek borçlu ile yakın bir yerde aynı işi yapmasının ayrıksı bir durum olduğu gerekçesi ile; davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine; istinaf kararı davacı üçüncü kişi vekili tarafından bu kez temyiz edilmiştir.

Dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Haciz, ödeme emri tebliğ edilen adreste yapılmamış ise de, haciz mahallinde borçlu adına birçok belge bulunmuştur.

Davacı üçüncü kişi vekili, müvekkilinin fason kumaş işi ile iştigal etmekte olup müşterilerden almış olduğu kumaş siparişi üzerine bu kumaşları tedarikçilerde dokutup müşterilerine sattığını, borçlunun da bu müşterilerden biri olduğunu, dosya borçlusu ile müvekkili arasında ticari ilişkisi bulunması nedeniyle haciz mahallinde evrak bulunmasının olağan olduğunu iddia etmiştir.

Bu durumda, üçüncü kişinin iddiasının ispatı için dayandığı tüm delillerin toplanması amacıyla davacı üçüncü kişi ile borçlu şirkete ait ticari defterler getirtilip bu defterler üzerinde araştırma yapılarak davacı üçüncü kişi ile borçlu şirket arasında süregelen ticari ve fason imalatına ilişkin iş ilişkisi olup olmadığının belirlenmesi, borçlu ile üçüncü kişi şirket arasında ticari veya fason ilişkiden kaynaklı ödeme yapılıp yapılmadığı, davacı üçüncü kişi şirketin aynı anda başka firmalara da fason üretim yapıp yapmadığı hususunun netleşmesi, bunların dışında mahcuzlar bakımından;

davacı tarafından sunulan faturaların mahcuzlarla uyumlu olup olmadığının tespiti için, uzman tekstil mühendisi vasıtasıyla fatura ve sevk irsaliyelerindeki malların hacizli mallara uygunluğunun saptanması, yine faturaların ve varsa ödemelerin ticari defter kayıtlarında yer alıp almadığı, incelenen defterlerin açılış ve kapanış tasdikinin yapılıp yapılmadığı, defterlerin usule uygun tutulup tutulmadığı, sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımadığı hususlarının belirlenmesi, muhasebeci bir bilirkişiye Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporu düzenlettirilmesi,

öte yandan, davacı üçüncü kişi vekili dava dilekçesi ile birlikte tanık deliline dayanmasına rağmen tanık isim ve adreslerini bildirmesi için süre ve imkan tanınması sureti ile bildirilecek tanıkların 6100 sayılı HMK'nin 234. maddesi ve devamı maddeleri uyarınca dinlenmesi, davacı üçüncü kişi, borçlunun haciz mahallinde faaliyette bulunmadığını iddia etmesine karşın, alacaklı tarafından borçlu şirket ile üçüncü kişi şirketin adreslerinin aynı olduğu, farklı iki sokağa açılan kapıları nedeni ile adreslerin farklı göründüğünün iddia edildiği anlaşıldığından, davacının iddiasını ispatı ve haciz tutanağında adresin “...

Mah. .... sok. no: 7,” ticaret sicil kaydında no: 7-A, vergi levhasında 7-Z1 yazılı olup vergi dairesi ile ticaret sicil kaydı ve haciz tutanağı adreslerinin aynı olup olmadığının belirlenmesi için kolluk araştırması, gerektiği taktirde keşif yapılarak bu hususların netleştirilmesi, ondan sonra elde edilen bilgilerin dava dosyasında bulunan diğer delillerle birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK'nin 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 23.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/16718, K. 2020/3829, 23 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/16718
Karar No
2020/3829
Tarih
23 Haziran 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2017/16739 K.2020/7604
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2017/16743 K.2020/6386
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2017/16746 K.2020/5592
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2017/16748 K.2020/5602
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2017/16771 K.2020/5620
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/16772 K.2020/6985

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.