KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2017/16745 E., 2017/17267 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Şikayet
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
... ARAR
Borçlu vekili, icra emrinde kıdem tazminatı alacak kalemine işletilen faiz miktarının fazla olduğunu belirterek icranın geri bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda icra emrinde talep edilen faiz alacak kaleminin düzeltilmesine karar verilmiştir. Hüküm, alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HGK'nun 20.09.2006 tarih, 12-594/534 sayılı kararında da vurgulandığı üzere mahkemece yapılacak iş; tarafların bildirdikleri bankalardan hakkın doğum tarihinden itibaren birer yıllık devreler halinde bankalarca mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranının sorulması ve hakkın doğum tarihinden itibaren takip tarihine kadar istenebilecek faiz miktarının bilirkişiye hesaplattırılması şeklinde olmalıdır.
Somut olayda; taraflara banka ismi sorulmadığı, borçlunun 4.11.2014 tarihli celsede ... Bankası, ... Bankası ve... faiz oranlarının istenerek hesap yapılmasını istediği, mahkemece aynı celse 1 nolu ara karar ile ...bank, ... Bankası ve... A.Ş’nin faiz oranlarının dosya içerisine alındığı ve bu bankaların oranlara göre 1 yıllık zaman dilimi içinde değişen faiz oranı esas alınarak hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda Mahkemece, taraflardan banka isimleri sorulup, yukarıda bildirilen ilkeler ışığında, tarafların bildirdiği bankalardan hakkın doğumu tarihinden itibaren birer yıllık devreler halinde bankalarca mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranı sorularak, gelen yazı cevaplarından, kıdem tazminatı faiz başlangıç tarihi (25.7.2003) dayanak hükümde belirlenmiş olduğuna göre, faiz başlangıç tarihinden itibaren birer yıllık devreler halinde ve devre başlarındaki faiz oranları esas alınarak faiz hesabı yapılması gerekirken bu esaslara uygun olmayan hatalı bilirkişi raporuyla sonuca gidilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar ile Yasa hükmü gözetilerek ek bilirkişi raporu alınarak faiz miktarlarının yeniden belirlenmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/16745, K. 2017/17267, 20 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama