İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2017/16891 K.2017/17593

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya…

Esas2017/16891Karar2017/17593Tarih26 Aralık 2017Okuma6 dk · 1.281 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2017/16891 E., 2017/17593 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Aralık 2017
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Tapu İptali ve Tescil
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.281 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacılar vekili; eldeki davada ve mahkemenin 2005/102, 2005/424, 2005/425, 2005/426, 2005/427 ve 2005/428 Esas sayılı birleşen davalarda haricen satın alma ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik hukuki nedenlerine dayalı olarak dava konusu 523 parsel sayılı taşınmazın her bir davaya dayanak olarak sunulan satım sözleşmelerinde belirtilen miktarlar yönünden tapu kaydının iptali ile vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuş, davalılar ... ve ... 27.3.2013 tarihli keşif sırasındaki beyanlarında yargılama giderlerinin davacılar tarafından ödenmesi şartıyla davayı kabul ettiklerini açıklamışlar, diğer davalılar savunmada bulunmamışlardır.

Mahkemece, davacıların davalarının tespitten sonraki hakka dayandığı, tespitin kesinleşme tarihine kadar kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçeleriyle, 2001/203 Esas sayılı asıl davada davacılardan ...'ün davasının kabulüne (toplam 8500m2), ...'in davasının kısmen kabulüne (5500m2), birleşen 2005/102 Esas sayılı davada davacılar ... ve... davalarının satın aldıkları .... ve mirasçılarını davalı olarak göstermedikleri gerekçeleriyle husumet nedeniyle reddine, birleşen 2005/425 Esas sayılı davada davacı ...'in tapu iptali ve tescili davasının kabulüne (toplam 3000m2),

terditli olarak sebepsiz zenginleşmeye dayalı iade davası yönünden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen 2005/426 Esas sayılı davada davacı ....mirasçısı ...'ın davasının kabulüne (toplam 6000m2), birleşen 2005/427 Esas sayılı davada davacı ...'un davasının 11975m2 için kabulüne, ...'ın davasının 5475m2 için kabulüne, birleşen 2005/428 Esas sayılı davada davacı ...'nın davasının kabulüne (toplam 3500m2), davacı ...'nın davasının kabulüne (toplam 1500m2), davacı ...'in davasının kabulüne (toplam 2500m2), davacı ...'ün davasının kabulüne (toplam 2500m2),

davacı ... herhangi bir talepte bulunmadığından Hatice'nin davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi üzerine; hükmün, kabule ilişkin bölümleri yönünden davalı ... vekili tarafından, davacılar vekili tarafından ise birleşen 2005/102 ve 2005/425 Esas sayılı dosyalarda kurulan bölüm yönünden temyiz edilmiştir.

1- Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Dosya kapsamından; ... Kadastro Mahkemesi'nin 1969/363 Esas ve 2000/179 Karar sayılı ilamı içeriğinden, dava konusu 523 parsel sayılı taşınmaz ile birlikte dava dışı 521, 522, 524 parsel sayılı taşınmazların 1937 tarih 490 ve 491 tahrir numaralı vergi kayıtları ile... zilyetliğinde bulunduğu belirtilerek 523 parsel sayılı taşınmazın...adına tespit edildiği, ...nın ölümü ile ... ve ...'yi mirasçı bıraktığı, ...'nın mirasçısız ölmesi nedeni ile mirasçısının ... olduğu,

tespite itiraz neticesinde hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda A+B harfleri ile gösterilen 59.250m2lik kısmının bir kısım davacılar ile davalılar ... mirasçısız öldüğünden ... ve ... mirasçıları adına, C harfi ile gösterilen 139700m2lik kısmının davalılar ... mirasçısız öldüğünden ... ve ... mirasçıları adına tesciline, tespitten sonraki haklara dayalı olarak dava açan müdahil davacılar ...., ..., ..., ...'ın davaları yönünden Mahkemenin görevsizliğine karar verildiği, hükmün temyiz edilmesi üzerine yeniden yapılan yargılamada C harfi ile gösterilen 139700 m2lik kısmın 35254 m2 kısmının.... adına tesciline karar verildiği,

hükmün kesinleşmesi ile taşınmazın 1611, 1612 ve 1613 parsel numaraları alarak tescil edildiği anlaşılmıştır.

Mahkemece eldeki asıl ve birleşen davalar yönünden 27.3.2013 tarihinde mahallinde keşif yapılmış, fen bilirkişi tarafından tanzim edilen rapor ve eki krokide davacılar tarafından talep edilen kısımların 1613 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığı belirlenmiş, 1613 parsel sayılı taşınmazın ise tarla vasfında, 104.445.78m2 yüzölçümünde.... mirasçısı ... (16/32) ile ... mirasçıları ... (4/32), ... (3/32), ... (3/32), ... (3/32), ... (3/32) ve ... (3/32) adlarına ifraz nedeni ile 2.2.2012 tarihinde (kesinleşme 20.6.2011) tapuya tescil edildiği görülmüştür.

Asıl ve birleşen davalarda davacılar öncesi tapusuz olan 523 parsel sayılı taşınmazdan 18.6.1973, 11.6.1973, 20.11.1973, 4.5.1977, 24.5.1977, 13.7.1978, 2.7.1990, 15.12.2004 tarihli satış vaadi ve gayrimenkul zilyetlik devir sözleşmeleri ile yer satın aldıklarını iddia ederek tapu iptali ve tescil isteminde bulunmuşlardır.

Davacıların davalarına dayanak olarak sundukları sözleşmeler dava konusu taşınmazın kadastro tespitinden sonra fakat kesinleşmesinden önce yapılan tapusuz taşınmazın satışına ilişkindir. Şu halde; asıl ve birleşen davalarda iddia tespit sonrası ve fakat kesinleşme öncesi eklemeli zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Az yukarıda da belirtildiği gibi, dava konusu 523 parsel sayılı taşınmazın evveli tapusuz olup , vergi kaydına dayalı olarak tescil edilmiştir. Dayanak satış tespit sonrası tescil öncesi bir tarihe karşılık geldiğinden 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 maddesinde belirtilen hak düşürücü süre uygulanmaz. Tapuda kayıtlı bulunmayan taşınmazlar TMK'nun 762. maddesi hükmüne göre menkul mal niteliğindedir.

Aynı Kanunu'nun 763. maddesi uyarınca bu gibi malların mülkiyetinin devri zilyetliğin karşı tarafa teslimi ile gerçekleşeceğinden, satış ve devirlerin her türlü delille kanıtlanması mümkündür. Ancak, adına tespiti yapılan .....'nın mirasçıları tespit edilemediğinden TMK 501. maddesi gereğince mirasının devlete ait ve intikaline karar verildiği görülmektedir. Başka bir anlatımla dava konusu taşınmazın ... adına kayıtlı (16/32) hissesi kanun uyarınca Hazineye kalmıştır.

3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 33. maddesine ve genel hüküm niteliğinde olan aynı Kanun'un 18. maddesine göre, kanunlar uyarınca Devlete kalan taşınmaz malların, tapuda kayıtlı olsun veya olmasın kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilmesi mümkün değildir. Bu sebeple, davanın davalı ... yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur

2- a-Davacılar vekilinin birleşen 2005/425 Esas sayılı davaya ilişkin kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre; davacılar vekilinin birleşen 2005/425 Esas sayılı dava dosyası hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

b-Davacılar vekilinin birleşen 2005/102 Esas sayılı davaya ilişkin kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

Birleşen 2005/102 Esas sayılı dava dosyasında; davacılar ... ve ... 2.7.1990 ve 15.12.2004 tarihli tarla satış ve zilyetliğin devri sözleşmeleri ile dava konusu 523 parsel sayılı taşınmazın 4000m2'lik kısmını satın adıklarını belirterek tapu iptali ve tescil isteminde bulunmuşlar, Mahkemece sözleşmede satıcı olarak görünen...veya mirasçılarına husumet yöneltilmediğinden davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.

Kural olarak, tapu iptali ve tescil davalarında husumetin kayıt maliki olan tüm kişiler aleyhine, kayıt maliki ölmüş ise mirasçılarına yöneltilmesi gereklidir. Somut olayda, davacılar tarafından iptali istenen taşınmazda kayıt maliki bulunan kişilere husumet yöneltilerek dava açıldığı belirlendiğinden davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

Bundan ayrı toplanan delillerden, davacıların davalarına dayanak olarak sundukları 2.7.1990 tarihli sözleşme içeriğinde, "...dan intikal eden 10 dönüm tarlanın 2000m2sinin ..., .... ve ...'a satıldığının, satış parasının nakden alındığının " belirtildiği ve satan kişinin .... olduğu, 15.12.2004 tarihli sözleşme içeriğinde ise "523 parselde kayıtlı 2000m2 arazinin ...ve ...'a satıldığı ve satış parasının nakden alındığı" ifadelerine yer verildiği ve satan kişinin ....olduğu anlaşılmıştır.

Mahkemece 27.3.2013 tarihinde mahallinde yapılan keşifte; mahalli bilirkişiler dava konusu 523 parsel sayılı taşınmazın 10 dönümlük kısmının..'ya bağışlandığını,...'in de dava konusu yerin bir kısmını sattığını, bir kısmını da...u'ya bağışladığını, onun da davacılara sattığını beyan etmişler, tanık olarak dinlenen...... mirasçısı ...'ın da mirasbırakan... tarafından 2 dönüm yerin davacılara satıldığı, 2 dönüm yerin de kardeşi ...'ya bağışladığını açıklamıştır.

Keşif sonrası fen bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi rapor ve eki korkisinde D harfi ile gösterilen yerin ...ve ... kulllanımında bulunduğunun ifade edildiği görülmüştür.

Daha önce de belirtildiği üzere, dava konusu taşınmazların evveli tapusuz olup, belgesizden tespit ve tescil edilmiştir. Dayanak satış, tespit sonrası ve tescil öncesi bir tarihe karşılık geldiğinden 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 maddesinde belirtilen hak düşürücü süre uygulanmaz. Tapuda kayıtlı bulunmayan taşınmazlar TMK'nun 762. maddesi hükmüne göre menkul mal niteliğindedir. Aynı Kanunun 763. maddesi uyarınca bu gibi malların mülkiyetinin devri zilyetliğin karşı tarafa teslimi ile gerçekleşeceğinden, satış ve devirlerin her türlü delille kanıtlanması mümkündür.

Saptanan olgular karşısında, birleşen davacılar tarafından dava konusu edilen yere ilişkin satın alma ve eklemeli zilyetlik hukuki nedenlerine göre kazanma koşulları oluştuğu anlaşıldığından, birleşen 2005/102 Esas sayılı dava yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin, 2-b bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulüyle usul ve kanuna aykırı görülen yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi uyarınca 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının 2-a bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE, taraflarca HUMK'un 440/1 maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde davacılara iadesine 26.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/16891, K. 2017/17593, 26 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/16891
Karar No
2017/17593
Tarih
26 Aralık 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/16891 K.2017/9238
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2017/16892 K.2017/17472
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2017/16892 K.2017/16748
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2017/16893 K.2017/14020
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2017/16894 K.2017/17450
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2017/16897 K.2017/17455

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.