KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2017/17030 E., 2018/10011 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2018
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- İstihkak
Karar Metni
667 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda ... 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin hükmüne karşı davalı alacaklı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesi'nce istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davalı alacaklı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 27.03.2018 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Yapılan yoklamada duruşmaya gelen olmadığı görüldü. Dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı 3. kişi vekili, müvekkilinin borçlu ... Halı San.ve Tic.Ltd.Şti ile bir alakası olmadığını, taşınmazı ve müştemelatı mülkiyet sahibi ... Şirketinden kiralayarak faaliyete başlamış olduğunu, yapılan haciz işleminin hukuka aykırı olduğunu belirterek haczin kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı alacaklı vekili, haczedilen malların borçlu şirkete ait olduğunu, haciz mahallinde bir takım evrakların bulunduğunu, borçlunun bu adreste faaliyet gösterdiğini, ayrıca ticari işletmeyi devralan kişinin devredenle birlikte 2 yıl sorumluluğunun devam ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; yapılan keşif ve bilirkişi raporuna göre istihkak iddiasında bulunan 3. şahıs tarafından dosyaya sunulan faturaların gerçeği yansıttığı, haciz tarihi itibariyle haczedilen menkullerin davacıya ait olduğu, davacı ile dosya borçlusu ...
Halı San.ve Tic.Ltd.Şti arasında herhangi bir fiili yada organik bağ bulunmadığı, bu haliyle davacının davasında haklı olduğu"' bununla birlikte yargılama sırasında 28/06/2016 tarihinde istihkak iddiasına konu malların 125.000,00 TL bedel ile ihale alıcısı ...'na satıldığı, bu haliyle talebin bedele dönüştüğü gerekçesi ile. Davanın kabulü ile; ...
13. İcra Müdürlüğünün 2015/36588 Esas sayılı dosyasından 22/04/2015 tarihinde haczedilen menkuller üzerindeki haczin kaldırılmasına, yargılama sırasında menkullerin satıldığı anlaşıldığından ihale bedeli olan 125.000,00 TL'nin davalı bankadan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kabul kararına yönelik olarak davalı alacaklı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi, davacı 3. kişinin 02/03/2015' den itibaren bu adreste bulunduğu, iş yerinin bir başka kişiden kiralandığı, işletme devri olduğuna dair bir ispatın bulunmadığı, elektrik aboneliğinin borçludan 3. kişiye devri ve haciz esnasında bazı belgelerin bulunmasının da, işletme devri olduğunu ispata yeter bulunmadığı, ihtiyati haciz ve ödeme emri adresleri farklı olduğu gibi, ticaret sicil kayıtlarının da farklı olduğu, hacze konu malların iplik ve halı olup, sarf ve üretim eşyası olduğu,
haciz İİK' nun 97/a md göre yapılsa bile 3. kişinin, tanık beyanları, vergi levhası, kira sözleşmesi ve faturalar ile faturaların ticari defterlere uygunluğu ile malların kendisine ait olduğunu ispat ettiği, bu nedenlerden dolayı istinafa konu kararın usul ve yasaya uygun olduğu, aksi yöndeki istinaf sebep ve gerekçelerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun HMK.' nın 353/1-b-1 md gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararını davalı alacaklı vekili temyiz etmiştir
Dava, üçüncü kişinin İİK' nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Dava konusu haciz, 04.03.2015 tarihli ihdiyati haciz kararında yazılı adreste yapılmıştır. Ayrıca, haciz adresinde hacizden yaklaşık 2 ay öncesine kadar borçlu şirketin faal olduğu dosyada bulunan ticaret sicil bilgilerinden anlaşılmaktadır. İİK'nun 8. maddesi uyarınca aksi ispatlanana kadar geçerli olan haciz tutanağına göre de dava konusu haciz sırasında borçlu şirkete ait evraklara rastlanıldığı haciz tutanağına yazılmıştır. Bu doğrultuda, İİK’nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Bu yasal karinenin aksinin davacı 3. kişi tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir. Mülkiyet karinesinin kurulması noktasında Bölge Adliye Mahkemesince yapılan hukuki değerlendirme hatalıdır.
Davacı 3. kişinin dayandığı, borcun doğumundan sonraki tarihleri taşıyan faturalar ve borcun doğumundan sonra tanzim edilen adi nitelikteki kira sözleşmesi ve vergi levhası ; istihkak davalarında güçlü delil teşkil etmezler ve mülkiyet karinesinin aksini ispata yeterli değildir.
Bu bilgiler ışığında, maddi hukukun vakıaya uygulanmasında hata yapıldığının kabulü gerekir.
Bu sebeple, ilk derece mahkemesince davacı 3. kişinin açtığı davanın kabulü kararı ile Bölge Adliye mahkemesince verilen istinaf talebinin esastan reddi kararı doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/17030, K. 2018/10011, 27 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama