KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2017/17192 E., 2018/17935 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Vakıf Senedi Değişikliği Tescili
Karar Metni
499 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün ... Teftiş Makamı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine mahkemece 28.02.2014 günlü ek kararla süresinde olmadığından temyiz talebinin reddine karar verilmiş, ek kararda Vakıf Genel Müdürlüğü Teftiş Makamı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 103. maddesinin birinci fıkrasında, vakıf senet değişikliğinin tesciline ilişkin mahkemenin verdiği kararın tebliğ tarihinden itibaren başlayarak bir ay içinde ... tarafından temyiz edilebileceği hükme bağlanmıştır. Mahkeme kararı usulüne uygun olarak ...'ne 19.12.2013 tarihinde tebliğ edildiği ve kararın bu idare tarafından harcı da yatırılmak suretiyle 07.01.2014 tarihinde temyiz edildiği buna göre temyiz başvurusunun süresinde olduğu anlaşılmakla; mahkemenin, ...'nün temyiz isteminin reddine ilişkin 28.02.2014 gün 2013/187 E.-2013/197 K. sayılı kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
... tarafından Mahkemeye sunulan 29/07/2013 hakim havale tarihli, 010-364 sayılı yazıyla, 3294 sayılı Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanununa istinaden ilçede kurulan ve halen faaliyetlerine devam etmekte olan Dursunbey Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı eski senedinin tadiline ilişkin Dursunbey Noterliğinin 23.07.2013 tarih ve 03478 yevmiye nolu senedinin tescili istenilmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 115. maddesinde, mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar vereceği, ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verileceği, bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedeceği.
119. maddesinde ise, tahdidi olarak dava dilekçesinde bulunması gereken hususlar sayılarak ikinci fıkrasında da dava dilekçesinde bulunması gereken bu unsurlardan mahkemenin adı, dava konusu ve değeri, vakıalar, deliller ve hukuki sebepler dışında kalanlardan herhangi birinin eksik bırakılmış, yazılmamış olması durumunda hakimin davacıya eksikliğin tamamlanması için kesin süre vermesi gerektiği hükme bağlanmıştır.
Gerek 115 ve gerekse 119. maddelerde verilen kesin sürenin bir haftalık süre olacağı da belirtilmiştir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması halinde dava açılmamış sayılır. HMK nin "Hâkimin Davayı Aydınlatma Ödevi" başlığını taşıyan 31.maddesinde.
"Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir." hükmü yer almaktadır.
Somut olayda; Dursunbey Kaymakamı'nın vakıf başkanı sıfatı ile mahkemeye verilen yazının usulüne uygun dava dilekçesi niteliğinde olmadığı, yasada belirtilen hususları içermediği gibi hakim tarafından davacıya eksikliklerin tamamlanması için kesin süre de verilmediği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında mahkemece yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınmadan ve davacıya eksikliklerin tamamlanması için kesin süre verilmeden davanın kabulüne karar verilmesi, doğru görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/17192, K. 2018/17935, 25 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama