KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2017/2469 E., 2017/10459 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2017
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... vekili, kısıtlanması istenilen ...'ün akıl zayıflığı, yaşlılığı ile malvarlığını kötü yönetimi sebebiyle kısıtlanması ve vasi atanmasını istemiştir.
Mahkemece, TMK.nun 405 ve 408. maddelerinde yer alan koşullar oluşmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Türk Medeni Kanununun 406. maddesinde "Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır." hükmü yer almaktadır.
Mahkemece, hükme esas alınan raporda şahsa vasi tayini gerekmediği belirtilmiştir. Yani raporda sadece TMK.nun 405 ve 408. maddeleri bakımından değerlendirme yapılmıştır. Oysa dava dilekçesinde kısıtlı adayının malvarlığını kötü yönetmesi iddiası da mevcut olduğu halde Mahkemece TMK.nun 406. maddesi uyarınca araştırma yapılmamıştır. Vesayet hakkındaki hükümlerin kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece araştırma yapılabileceği de gözetilerek; re'sen ve tarafların gösterecekleri delillerin toplanarak oluşacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/2469, K. 2017/10459, 12 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama