KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2017/2824 E., 2017/12113 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2017
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Kısıtlı adayı
- ...
- Dava türü
- Vesayet
Karar Metni
343 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Hasımsız görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün kısıtlı adayı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... Ulusoy vekili, müvekkilinin 1929 doğumlu olduğu halde nüfusa 1932 doğumlu olarak tescil edilen kısıtlı adayı annesinin demans, psikoz, mitomani, şizofren gibi hastalıkları olduğunu, resmi ve gayrıresmi işlerini göremediğini ileri sürerek kendisine vasi atanmasına karar verilmesini istemiş; 25.02.2015 tarihli dilekçede ise, kısıtlı adayının şimdiki eşi ile evlendikten sonra banka hesabındaki paradan harcama yaptığını ayrıca eşinin evin satılması için kendisine baskıda bulunduğunu bildirmiştir.
Mahkemece, kısıtlı adayının TMKnun 406.maddesi uyarınca, malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini darlık ve yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açtığı, bu yüzden devamlı korunma ve bakıma muhtaç halde bulunduğu gerekçesiyle kısıtlanmasına ve İzmir Barosu avukatlarından ...'in kendisine vasi olarak atanmasına karar verilmesi üzerine; hüküm, kısıtlı adayı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
TMKnun 406. maddesinde "Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır." hükmü yer almaktadır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; kısıtlı adayının 02.05.1939 doğumlu olan eşi ile 23.09.2014 tarihinde evlendiği, kısıtlı adayı adına kayıtlı taşınmazın 09.02.2015 tarihinde 3.kişiye satıldığı, yargılama sırasında 09.06.2015 tarihinde yeniden kısıtlı adayı tarafından satın alınarak adına tescil edildiği, banka hesaplarındaki paradan dava ve evlenme tarihinden çok önce 2008 ve 2011 yıllarında para çekildiği, kısıtlı adayına ait mal varlığı göz önünde bulundurulduğunda kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan bir durum bulunmadığı anlaşıldığından, mahkemece, Türk Medeni Kanununun 406 maddesinde belirtilen şartları taşımayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle kabulü doğru görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/2824, K. 2017/12113, 4 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama