KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2017/396 E., 2017/824 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İtirazın kaldırılması ve tahliye
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemlerine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne, davalının itirazının kaldırılmasına ve davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmiş, karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı 25.02.2010 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak, 30.09.2015 tarihinde tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile 2013 Kasım ayından 2016 Ocak ayına kadarki kira bedelleri toplamı 32.420,00 TL’nin işlemiş faiziyle tahsilini istemiş, ödeme emri davalı kiracıya 01.10.2015 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı 07.10.2015 tarihli itiraz dilekçesinde; alacaklı tarafa herhangi bir borcu olmadığını, kira bedellerini ödediğini bildirerek borca ve faize itiraz etmiştir.
Ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı İcra Mahkemesi'ne başvurarak, itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur. Davalı 02.12.2015 tarihli mazeret dilekçesi ile; avukatı il dışında olduğundan avukatıyla görüşmek ve vekalet sunmak üzere tarafına süre verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı asile usulüne uygun duruşma davetiyesi tebliğine rağmen sunmuş olduğu dilekçesinde “avukatının il dışında olmasından dolayı avukatıyla görüşmek ve vekalet sunmak üzere süre istediği'”, mazeret ve süre talebini delillendirmediği gibi mazeret gerekçesinin 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 77/3. maddesine göre ''Bir tarafın avukat tutmak istemesi sebebiyle, yargılama hiçbir şekilde başka bir güne bırakılamaz'' hükmü de dikkate alınarak mazeret talebinin reddine karar verilmiştir.
Davalı borçlu 02.12.2015 tarihli mazeret dilekçesi ile; avukat tutmak üzere değil, avukatının il dışında olduğundan bahisle avukatıyla görüşmek suretiyle savunmasını bildirmek veya avukatı aracılığıyla savunmasını yapmak üzere süre istemiştir. Mahkemece HMK'nun 27. maddesindeki hukuki savunma hakkı kapsamında savunma ve delillerini bildirmek üzere süre ve imkan vermek gerekirken yanlış gerekçe ile savunma hakkını kısıtlar şekilde esastan karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/396, K. 2017/824, 30 Ocak 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama