KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2017/4301 E., 2017/1191 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Şikayet
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Borçlu aleyhine Sayıştay ilamında belirlenen alacağın tahsili amacıyla ilamlı takip başlatıldığı, borçlu vekilinin; takibe konu borcun zamanaşımına uğradığı, müvekkilinin bu borçtan yasal olarak sorumlu olmadığı ve kararın ilam vasfında sayılmaması nedenleriyle icra emrinin iptali talebinde bulunması üzerine, Mahkemece, Sayıştay'ın yargı organı olmadığı ve kararının da mahkeme ilamı niteliğinde bulunmadığı ve İİK'nun 38. maddesinde sayılan belgelerden olmadığı gerekçeleriyle icra emrinin iptaline karar verilmiş, hüküm alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
6085 sayılı Sayıştay Kanunu'nun 53. maddesinde; "Sayıştay ilamları kesinleştikten sonra 90 gün içinde yerine getirilir. ....İlamlarda gösterilen tazmin miktarı hüküm tarihinden itibaren kanuni faize tabi olarak... İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre tahsil olunur." hükmü düzenlenmiştir
Somut olayda Sayıştay 6. Dairesi'nin 08.03.2011 tarihli ve 258 sayılı likit alacağın tahsili hükmünü içeren ilamına dayalı olarak karar altına alınan tazminatın tahsili amacıyla 13.11.2013 tarihinde ilamların icrası yolu ile takip başlatılmıştır.
Bu durumda, mahkemece, özel yasasındaki mevcut düzenleme nazara alınarak, eda hükmü içeren ve kesinleşen Sayıştay kararı ile ilamların icrası yolu ile takip yapılabileceğinden, bu yöndeki şikayetin reddi ile diğer itirazların incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi yerine, yazılı gerekçeyle şikayetin kabulü ile icra emrinin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/4301, K. 2017/1191, 6 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama