KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2017/4438 E., 2018/313 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2018
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Kiralananın Tahliyesi
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece asıl alacak ve 2.614,56 TL işlemiş faize yönelik itirazların kaldırılmasına, takip konusu asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davacıya ödenmesine, tahliye gerçekleştiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalılar vekilinin kiracı şirkete yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davalılar vekilinin kefil yönünden temyiz itirazlarının incelemesinde. Davalılardan ... davada dayanılan 05/09/2014 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesini kefil olarak imzalamışdır. Taraflar arasındaki kira sözleşmesi 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra düzenlenmiştir. Bu nedenle kefaletin şartlarının 6098 Sayılı Yasa hükümlerine göre belirlenmesi gerekir.
TBK.nın kefalet sözleşmesinde şekil şartını düzenleyen 583.maddesi “Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.” hükmünü içermektedir.
Taraflar arasındaki kira sözleşmesinde kefilin sorumlu olduğu azami miktar ve kefalet tarihine ilişkin el yazısı ile yazılmış bir ibare bulunmamaktadır. Bu durumda TBK.nın 583.maddesinde belirtilen şekil şartlarına uyulmadan yapılan kefalet sözleşmesi geçersiz olduğundan, mahkemece davalı kefil ... hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabul kararı verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/4438, K. 2018/313, 15 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama