KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2017/5375 E., 2018/2060 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2018
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Kiralananın Tahliyesi
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağı ve tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlunun itirazı üzerine davacı icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuş mahkemece davanın reddine karar verilmiş karar davacı alacaklı tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece yüze karşı verilen kısa kararda, itirazın kaldırılması ve tahliye isteminin reddine karar verilmesine karşın, gerekçeli kararda; tahliye isteminin reddine karar verilmekle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır.
TC. Anayasası yargılamanın aleniyeti ilkesini benimsemiştir. Bunun anlamı; yargılama açık olarak yapılacak ve yargılamanın sonunda verilen karar da açıkça belirtilecektir. HMK'nun 298/2. maddesi gereğince, sonradan yazılacak gerekçeli kararın da bu kısa karara uygun olması gerekir. Aksi halde, yargılamanın aleniyeti ilkesi zedelenmiş ve mahkeme kararına da güven sarsılmış olacaktır.
Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun 10.04.1992 tarih, 7/4 sayılı kararında, kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki bulunmasının bozma nedeni olacağı içtihat edilmiş bulunmasına göre, mahkemece yapılacak iş; bozmadan sonra kısa karar ile bağlı olmaksızın çelişkiyi gidermek kaydıyla vicdani kanaatine göre yeni bir karar vermekten ibarettir. Öte yandan; mahkemece davanın nitelendirilmesinde hataya düşülmüştür.
Dava itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkin olup kesinleşen icra takibi nedeniyle kiralananın tahliyesi istendiğinin kabulü ile karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/5375, K. 2018/2060, 13 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama