KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2017/5528 E., 2018/9995 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2018
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Kiralananın Tahliyesi
Karar Metni
654 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava; kesinleşen takip nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece kiralananın tahliyesine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 27.maddesi uyarınca davanın tarafları kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını da içermektedir. Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmalıdır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun " Aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçiye tebligat " başlıklı 16.maddesinde; " Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır. ", 20. maddesinde "13, 14, 16, 17 ve 18 inci maddelerde yazılı şahıslar, kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka yere gittiğini belirtirlerse; keyfiyet ve beyanda bulunanın adı ve soyadı tebliğ mazbatasına yazılarak altı beyan yapan tarafından imzalanır ve tebliğ memuru tebliğ evrakını bu kişilere verir.
Bu kişiler tebliğ evrakını kabule mecburdurlar. Kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka bir yere gittiğini belirten kimse, beyanını imzadan imtina ederse, tebliğ eden bu beyanı şerh ve imza eder. Bu durumda ve tebliğ evrakının kabulden çekinme halinde tebligat, 21 inci maddeye göre yapılır.
(Değişik son cümle: 19/3/2003-4829/4 md.) Bu maddeye göre yapılacak tebligatlarda tebliğ, tebliğ evrakının 13, 14, 16, 17 ve 18 inci maddelerde yazılı kişilere verildiği tarihte veya ihbarname kapıya yapıştırılmışsa bu tarihten itibaren onbeş gün sonra yapılmış sayılır. "hükmü yer almaktadır.
Bu madde ile, tebliğ memurunun adrese gittiğinde, muhatabın orada olmaması halinde tebliğ memurunun muhatabın bulunmama sebebini araştırması, bulunmama sebebinin muvakkat ayrılmaya dayandığını tespit etmesi halinde bu hususların mazbataya yazılarak belgelemesi gerektiği düzenlenmiştir. Muhatabın geçici bir süre için tebliğ adresinde bulunmadığının tespit edilmesi halinde Tebligat Kanunu’nun 20. maddesi doğrultusunda işlem yapmalıdır.
Muhatabın geçici olarak başka yere gitmesi halinde tebliğ memurunun ne şekilde davranması gerektiğini düzenleyen Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 29.maddesinde. "21, 22, 23, 25, 26 ve 27 nci maddelerde yazılı kişiler, tebliğ yapılacak olanın geçici olarak başka yere gittiğini belirtirlerse, tebliğ memuru, muhatabın hangi sebeple adresten geçici olarak ayrıldığını, beyanda bulunanın adı ve soyadı ile sıfatını tebliğ tutanağına yazar.
Tebliğ tutanağını beyanda bulunana imzalattırır ve tebliğ edilecek evrakı beyanda bulunana verir. Bu kişiler, tebliğ evrakını kabule mecburdurlar.
Bu kişilerin beyanlarını imzadan kaçınmaları ve tebliğ evrakını kabul etmemeleri durumunda, tebliğ memuru bu hususu tutanağa yazar, imzalar ve tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti üyesinden birine ya da kolluk amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve teslim ettiği kişinin adresini içeren ihbarnameyi gösterilen adresin kapısına yapıştırır.
Bu maddeye göre yapılacak tebligatlarda tebliğ, tebliğ evrakının 21, 22, 23, 25, 26 ve 27 nci maddelerde yazılı kişilere verildiği tarihte veya ihbarname kapıya yapıştırılmışsa bu tarihten itibaren onbeş gün sonra yapılmış sayılır. "hükmü öngörülmüştür.
Burada Yönetmeliğin 29.maddesi, tebliğ memuruna, ilgilinin hangi sebeple adresten geçici olarak ayrıldığını "tahkik etme " görevini yüklemiştir. Buna göre tebliğ memuru yaptığı tahkikatın sonucunu Tebligat Kanunu'nun 23/7 maddesi gereğince tebliğ evrakına yazacak ve maddede açıkça belirttiği üzere ilgilisine imzalatacaktır. Ancak bu şekilde, yapılan işlemin usulüne uygun olup olmadığı hakim tarafından denetlenebilir.
Somut olayda, dava dilekçesi ve duruşma gününü bildiren davetiyenin tebliği işleminde ; muhatabın yurt dışında olduğu belirtilerek tebligat, kim olduğu belirtilmeden ...adlı kişiye bırakılmış olup muhatabın geçici olarak mı yurtdışında bulunduğu tahkik ve tevsik edilmemiştir. Bu nedenle davalıya yapılan tebligat usulsüzdür.Taraf teşkili kamu düzeninden olup davalının HMK madde 27 gereği hukuki dinlenilme hakkının ihlali sonucunu doğurur. Taraf teşkili sağlanmadan esas hakkında karar verilmesi nedeniyle verilen hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/5528, K. 2018/9995, 27 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama