KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2017/570 E., 2017/2207 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Karar Metni
342 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava, kira ve aidat alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemlerine ilişkindir. Mahkemece, tahliye konusuz kaldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, davalıların itirazının kısmen kaldırılarak, takibin 9.450,00 Dolar asıl alacak ve 35,31 Dolar işlemiş faiz yönünden devamına karar verilmiş, karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, tarafların iddia ve savunmalarına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçeye göre davalı kiracı... Teknolojileri Ltd. Şti.nin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı kefil ...’nun temyiz itirazlarına gelince;
Taraflar arasında 01.02.2012 başlangıç tarihli, 2 yıl süreli kira sözleşmesinin varlığı hususunda uyuşmazlık yoktur. Davalı borçlulardan ... kira sözleşmesini müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalamıştır. Davacı alacaklı tarafından davalı kiracı ve
davalı kefil hakkında 06.01.2015 tarihinde başlatılan icra takibi ile 2014 Aralık ve 2015 Ocak ayları kira bedelinin tahsili talep edilmiştir. TBK 583.maddesi hükmüne göre kefaletin geçerli olabilmesi için kefalet süresinin ve kefilin sorumlu olacağı azami miktarın sözleşmede gösterilmesi gerekir.
Kefalet süresinin ve kefilin sorumlu olacağı azami tutarın gösterilmemesi halinde kefilin sorumluluğunun ancak kira sözleşmesinde kararlaştırılan kira süresi ile sınırlı olduğunun kabulü gerekir. Olayımızda 01.02.2012 başlangıç tarihli 2 yıl süreli kira sözleşmesinin süresi 01.02.2014 tarihinde bitmiş olmakla birlikte, takibe konu dönem kirası kefilin sorumlu olduğu dönemi kapsamamaktadır.
Mahkemece bu nedenle davalı kefil hakkındaki itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kefil yönünden de itirazın kaldırılmasına karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/570, K. 2017/2207, 20 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama