İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2017/6818 K.2018/10670

Hasımsız görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ile ihbar olunan vekili taraflarından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Esas2017/6818Karar2018/10670Tarih5 Nisan 2018Okuma7 dk · 1.427 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2017/6818 E., 2018/10670 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Nisan 2018
Mahkemesi
Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Kayyım Atanması
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.427 kelime·7 dk okuma·2 bölüm

Hasımsız görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ile ihbar olunan vekili taraflarından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı .... vekili, vekil edeni şirketin ...

768 ada 1 parsel sayılı taşınmazın hissedarı olduğunu, söz konusu taşınmazla ilgili olarak ...Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2004/1 esas sayılı dosyası ile ortaklığın giderilmesi davası açıldığını ve halen derdest olduğunu, anılan dosyada Tapu Müdürlüğü'nden celp edilen kayıtlarda 43681/5532316 oranındaki hissenin malik hanesinde "davalı" yazdığının görüldüğünü, mahkemece Tapu Müdürlüğü'ne yazı yazılarak malik hanesinde davalı diye belirtilen şahsın kim olduğunun, kimlik bilgileri ile açık adresinin sorulduğunu, verilen cevapta davalı olarak görünen bu hisse ile ilgili adres ve kimlik bilgisinin mevcut olmadığının bildirildiğini,

ortaklığın giderilmesi davasında davaya devam edilebilmesi için taraf teşkili zorunlu olduğundan mahkemece kendilerine davalı denilerek hisse verilmiş bu paydaşa kayyım tayin edilebilmesi için dava açmak üzere yetki ve süre verildiğini açıklayarak, taşınmazda 43681/5532316 oranında hisse sahibi olan, malik hanesinde davalı diye belirtilip açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen paydaşa 3561 Sayılı Kanun uyarınca İl Defterdarı'nın kayyım olarak atanmasına karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, tapuda davalı olarak gözüken hissenin yapılan araştırmasında imar uygulamasına gidilerek çeşitli paylara bölündüğü, kök kayıtta ise ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1955/318 esas ve... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1962/38 esas sayılı dosyaları ile dava açıldığından dava sonuna kadar malik hanesinin açık bırakıldığı, yine aynı şekilde ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1962/493 esas, 1962/497 esas ve 1963/81 esas sayılı dosyaları ile dava açıldığı, bu nedenle dava sonuna kadar malik hanesinin açık bırakıldığı, müsnet dava dosyalarındaki davalıların tapu kaydında davalı olarak gözüken kişiler olduğunun açıkça anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili ile ihbar olunan vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, 3561 sayılı Kanuna dayalı olarak açılan kayyım atanması istemine ilişkindir.

Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; Mahkemece Tapu Müdürlüğü'ne yazılan yazı ile, dava konusu edilen 768 ada 1 parselde kayıtlı taşınmazdaki 43681/5532316 hisse maliki olan isim ve soyisim bulunmayan "davalı" olarak gösterilen payın neden bu şekilde gösterildiğinin açıklanması istenmiş, verilen cevabi yazıda, Yakuplu Mahallesi 768

ada 1 parsel ile 762 ada 1 parselin imar uygulaması sonucu 777 ada 1 parsel, 778 ada 1 parsel ve 778 ada 3 parsele ayrıldığı, 768 ada 1 parselin gittisi olan 777 ada 1 parselin tapu kaydının ekte sunulduğu, 768 ada 1 parselin kayıtlarının incelenmesinde, 43681/5532316 hissesinin davalı olarak tescilli olduğu, davalı hissenin nereden geldiğinin geriye dönük araştırıldığı ve yapılan incelemede, imar uygulaması öncesi taşınmazın geldileri olan parsellerin beyanlar hanelerinde "...

Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 1955/318 ve ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 1962/38 dosya numaraları ile dava açılmış olduğundan dava sonuna kadar maliki açık bırakılmıştır", "Mülkiyet iddiası ile Halil Birecikli tarafından ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 1962/493 nosu ile dava açılmış olduğundan dava sonuna kadar maliki tescil edilmeyecektir" ve "Mülkiyet iddiası ile Halil Birecikli tarafından ...

Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 1962/497 dosya nosu ile ve Salih Tanışlar tarafından Hazine aleyhine 1963/81 no ile dava açılmış olduğundan dava sonuna kadar maliki açık bırakılmıştır" şeklinde şerhler olduğu bildirilmiştir.

Ekte gönderilen 768 ada 1 parselin gittisi olan 777 ada 1 parselin tapu kaydının incelenmesinde, anılan taşınmaz tapuya kayıtlı olmakla birlikte az yukarıda bahsi geçen dava dosyaları ile dava açıldığından ve söz konusu davalar halen neticelenmediğinden 67945/5532317 oranındaki hissenin malik hanesinin boş olduğu ve davalı ibaresinin yazılı olduğu anlaşılmaktadır.

Yine dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, söz konusu taşınmazla ilgili olarak derdest bir ortaklığın giderilmesi davası bulunduğu anlaşılmaktadır. TMK'nun 427/1.maddesi "Vesayet makamı, yönetimi kimseye ait olmayan mallar için gereken önlemleri alır ve özellikle aşağıdaki hallerde bir yönetim kayyımı atar:.." hükmünü amirdir.

3561 sayılı Yasanın 2. maddesi uyarınca Sulh Hakimi, idaresi kimseye ait olmayan taşınmazlar üzerinde, Hazine'nin hak ve yararının bulunup bulunmadığını araştırır. Hazine'nin yararının tesbiti halinde, yörenin en büyük mal memurunu kayyım olarak atar.

Toplanan delillerden, dava konusu 768 ada 1 parselin gittisi olan 777 ada 1 parseldeki 67945/5532317 oranındaki hissenin malikinin belirlenmediği ve söz konusu taşınmazla ilgili uzun yıllar önce açılmış ve halen sonuçlanmamış davanın bulunduğu, ortaklığın giderilmesi davasının görülebilmesi için belirtilen hisseye kayım atanması gerektiği, bu nedenle TMK'nun 427.maddesindeki koşulların oluştuğu gözetildiğinde, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan hükmün yukarıda gösterilen nedenlerle 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 05.04.2018 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(Muhalif)

KARŞI OY YAZISI

Davacı tarafından açılan paylı mülkiyette ortaklığın giderilmesi davasında 43681/5532316 payın malik hanesinde "davalı" olarak yazılması nedeniyle taraf teşkilinin sağlanabilmesi açısından bu paya kayyım atanılması istenilmiştir. Mahkemece, tapu kaydında "davalı" olarak gözüken payın ilgili hukuk mahkemelerinde mülkiyet ihtilafı bulunduğu, bu nedenle açılan davaların sonuna kadar malik hanesinin açık bırakıldığı, o dosyadaki tarafların söz konusu payla ilişkileri olduğu gerekçesiye davanın reddine karar verilmiştir.

Dava, görülmekte olan ortaklığın giderilmesi davasında, "davalı" olarak gözüken paya taraf teşkilinin sağlanması açısından kayyım atanması istemine ilişkindir. Kayyım atanması istenilen payın ... Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin 192/493 Esas, 1962/497 Esas ve 1963/81 Esas sayılı dosyalarında gerçek kişiler tarafından hazine aleyhine mülkiyet iddiasıyla dava açıldığı anlaşılmıştır.

Uyuşmazlık, mülkiyet ihtilafı nedeniyle ... Asliye Hukuk Mahkemelerinde davalı olan paya, görülmekte olan ortaklığın giderilmesi davasında taraf teşkilinin sağlanabilmesi yönünden kayyım atanmasının gerekip gerekmediği noktasında toplanmıştır.

Öncelikle şu hususun belirtilmesinde fayda vardır. Tapuda kayıtlı olmayan taşınmaz mallarda ortaklığın giderilmesi istenemez. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30/12/1953 gün ve 6-7 Esas, 70 Karar sayılı içtihadı.) Tamamı tapuda kayıtlı olmayan taşınmaz malın ortaklığının giderilmesi istenemez. Bu halde tescil davası açmak üzere davacıya süre verilmesi gerekir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 16.03.1967 gün ve 5334-1242 sayılı içtihadı).

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin konumuzu yakından ilgilendiren 11.02.1974 gün ve 503/529 sayılı içtihadının özeti de şöyledir:

Ortaklığın giderilmesi istenilen 5 parsel sayılı taşınmaz malın 1/3 payı taraflar adına kayıtlıdır. Bakiye 2/3 pay sahipleri belli değildir. Bu itibarla 2/3 payın kime ait olduğunun araştırılması ve bunlar adına tescili mümkün olduğu takdirde bu işlemin yapılması için kendilerine imkan tanınması ve davaya dahil edilerek taraf teşkil edilmesi, bu payın tescil edilmesinin mümkün olmadığının anlaşılması halinde davanın reddine karar verilmesi gerekirken, ortaklığın giderilmesine karar verilmesi doğru değildir.

Ayrıca, ortaklığın giderilmesine konu mal üzerinde mülkiyet çekişmesi varsa, buna ilişkin dava, ortaklığın giderilmesi davası için bekletici mesele teşkil eder. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 19/11/1654 gün ve Esas 6-41 ve Karar 32 sayılı içtihadı.) Halen bu tür davaların görülmekte olduğu Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin uygulamasının da az yukarıda değinilen içtihatlarla aynı doğrultuda olduğu, farklı bir içtihadı geliştirmediği anlaşılmaktadır.

Somut olayımızda da durum aynıdır. Kayyım atanılması istenilen payla ilgili mülkiyet ihtilafı vardır ve bu ihtilaf ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde ilgili taraflar arasında devam etmektedir. Payın malikinin kim ya da kimler olduğu bu davaların sanuçlanması halinde beli olacak, taraf teşkili gerçek malikin davaya dahil edilmesi suretiyle, HMK'ya uygun bir şekilde sağlanacaktır. Ve bu şekilde gerçek hak sahibinin savunma hakkı kısıtlanmamış olacaktır.

Mahkemenin ret kararı bu nedenle doğrudur.

Öte yandan, kayyım atanması talebi, taraf teşkilinin sağlanmasına yöneliktir. Atanacak kayyım mülkiyet ihtilafı nedeniyle maliki belli olmayan payı temsil etmek üzere atanacaktır.

Bu durumda üzerinde durulması gereken husus şudur. Acaba belirli bir pay bir davada temsil edilebilir mi ? Veya belirli bir payın taraf ehliyeti var mıdır ?

Gerek Yargıtay içtihatlarında ve gerekse öğretide kabul edildiği üzere taraf ehliyeti, davada taraf olabilme yeteneğidir. Başka bir ifadeyle taraf ehliyeti, Medeni Hukuktaki hak ehliyetinin muhakeme hukukunda büründüğü şeklidir.

Hak ehliyeti, gerçek kişiler yönünden Türk Medeni Kanunu'nun 8. maddesinde, tüzel kişiler yönünden ise 48. maddesin'de düzenlenmiştir. Anlaşılacağı üzere hak ehliyeti, dolayısıyla taraf ehliyeti gerçek kişiler ve tüzel kişiler için söz konusudur.

İş bu noktaya geldiginde dava ehliyeti üzerinde de kısaca durulmalıdır. Dava ehliyeti, kişinin kendisinin veya yetkili kılacağı bir temsilci veya vekil aracılığıyla bir davayı açma, takip etme ve sonuçlandırma ehliyetidir.

Dava ehliyetinin Türk Medeni Kanunu'ndaki özdeşi de fiil ehliyetidir. Yani medeni hakları kullanma ehliyetidir. Esasen, HMK'nın 51. maddesine göre dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirlenir. Yani medeni hakları kullanma ehliyetine (fiil ehliyetine) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler.

Bu açıklamalar ışığında somut olayımıza dönüldüğünde, kendisine kayyım atanılması istenilen payın mülkiyet ihtilafı nedeniyle maliki belli olmadığından taraf ehliyeti bulunmamaktadır. Çünkü, ancak gerçek ya da tüzel kişinin taraf ehliyetinden söz edilebilir. Taraf ehliyeti olmayan bir payın kayyım vasıtasıyla temsil edilmesi de söz konusu olamaz. Başka bir anlatımla kayyım, ortaklığın giderilmesi davasında payı temsil edemez. Payı temsil etmek üzere kayyım atanması talebi de kabul edilemez. Aksi durumda, gerçekte taraf teşkili sağlanmış olmayacak, taraf teşkili sağlanmadan yapılacak bir yargılama sonucunda verilecek kararda savunma hakkı kısıtlanmış olacaktır. Bunun ilerde tek başına yargılamanın iadesine neden olması kaçınılmaz olacaktır.

Mahkemenin ret kararı bu nedenle de doğrudur.

Tüm bu nedenlerle ve yukarıda açıklanan gerekçelerle mahkemenin kayyım atanması talebeninin reddi kararının onanması gerekirken, kayyım atanmasına gerektiğine dair sayın çoğunluğun bozma görüşüne katılamıyorum.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/6818, K. 2018/10670, 5 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. Karşı Oy Yazısı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/6818
Karar No
2018/10670
Tarih
5 Nisan 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2017/6818 K.2018/2066
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2017/6820 K.2018/1979
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2017/6828 K.2018/2055
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2017/6829 K.2018/9598
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2017/6829 K.2018/11068
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2017/6830 K.2018/9599

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.