KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2017/776 E., 2017/2122 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Karar Metni
267 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava, itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 06.08.2015 tarihinde başlatmış olduğu icra takibi ile 06.08.2015 ile 11.08.2015 tarihler arası kira parası 1500 TL’nin davalıdan tahsilini istemiş, davalı süresinde icra takibine itiraz ederek imza karşılığı kira bedellerini davacıya ödediğini savunmuş ve davacı imzalı “10.08.2015 tarihinde geriye dönük kira borcu yoktur” beyanını taşıyan belgeyi dosyaya ibraz etmiştir. Davacı vaki itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi için İcra Mahkemesi'ne başvurmuş, davalı yargılamada aynı savunmayı tekrar ederek davanın reddini istemiştir.
Davalı tarafından ibraz olunan adi el yazılı ödeme makbuzunda 10.08.2015 tarihinden geriye dönük kira borcunun bulunmadığı beyanı yazılmış ve davacı tarafından imzalanmıştır. Anılan belgedeki imza, davacı tarafça açıkça inkar edilmemiştir. Bu durumda; bu belgenin İİK’nun 68/1. maddesinde sayılan belgelerden olduğunun kabulü gerekir. Her ne kadar davacı vekili müvekkilinin okur yazar olmadığını, vekaletnamede parmak izi alındığını belirtmiş ise de, dayanak yazılı kira sözleşmesinde de kiralayanın aynı tarzda imza attığı görülmektedir.
Mahkemece takibe konu aylar kiralarının ödendiğine ilişkin, ödeme belgesinin varlığı sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/776, K. 2017/2122, 20 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama