KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2017/8941 E., 2018/10707 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Evlat Edindirmede Ana-Babanın Rızasının Aranmaması İstemli
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava dilekçesinde, küçük ...'ın evlat edinilmesinde ana ve babanın rızasının aranmamasına karar verilmesi istenilmiş; mahkemece, küçüğün anne babasının evlat edinmeye rızaları olmadığı, rıza aranmamasının şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Dava, küçüğün gelecekte evlat edindirme hizmetlerinden yararlandırılacağı ileri sürülerek TMK’nın 311. maddesindeki sebepler ile anne ve babanın evlat edinmede rızasının aranmamasına karar verilmesi istemine ilişkindir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden. 21.08.2007 doğumlu ...'ın 17.02.2010 tarihli koruma kararı üzerine kuruma yerleştirildiği ve bu karardan sonra temyize konu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Türk Medeni Kanunu'nun 312. maddesinde “Küçük, gelecekte evlat edinilmek amacıyla bir kuruma yerleştirilir, ana ve babadan birinin rızası eksik olursa, evlat edinenin veya evlat edinmede aracılık yapan kurumun istemi üzerine ve kural olarak küçüğün yerleştirilmesinden önce, onun oturduğu yer mahkemesi bu rızanın aranıp aranmamasına karar verir. Diğer hallerde, bu konudaki karar evlat edinme işlemleri sırasında verilir.” hükmü getirilmiştir.
Çocuk hakkında koruma kararı alınıp kuruma yerleştirildiğine göre, ana ve baba rızasının aranmamasının evlat edinme davası içinde değerlendirilmesi gerektiğinden, açılan davanın bu nedenle reddi yerine yazılı gerekçe ile reddi doğru görülmemiştir. Ancak davanın reddedilmesi sonucu itibari ile doğru görüldüğünden, HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca, hükmün gerekçesinin açıklanan şekilde değiştirilerek kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/8941, K. 2018/10707, 5 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama