KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2017/9001 E., 2017/3298 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Vakıf (Tapu Sicilindeki Şerhin Kaldırılması İstemli
Karar Metni
372 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 52. maddesinde, sona eren tüzel kişinin kişiliğinin ehliyeti tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere tasfiye sırasında da devam edeceği, 5737 sayılı Vakıflar Kanununun 27. ve Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulan Vakıfların Tescil ve İlanı Hakkında Tüzüğün 7. maddelerinde, sona eren yeni vakıfların borçlarının tasfiyesinden artan mal ve hakların, vakıf senedinde yazılı hükümlere göre, senetlerinde özel bir hüküm bulunmayanlarda ise Genel Müdürlüğün (...) görüşü alınarak mahkeme kararıyla benzer amaçlı bir vakfa intikal edeceği.
27.09.2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Vakıflar Yönetmeliğinin 19. maddesinde ise, amacının gerçekleşmesi imkânsız hale gelen ve değiştirilmesine de olanak bulunmayan vakfın kendiliğinden sona ereceği, vakfın yönetim organının veya Genel Müdürlüğün vakfın amacının gerçekleşmesinin imkânsız hale geldiği kanısına varırsa dilekçe ile mahkemeye başvurarak durumun mahkeme siciline tescilini isteyeceği, mahkemenin de Genel Müdürlüğün veya vakfın yönetim organının yazılı düşüncesini alarak vakfın dağılması ve tasfiye kurulu oluşturulması istemini karara bağlayıp dağılma kararını sicile tescil edeceği, sona eren vakfın kişiliğinin,
ehliyeti tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere tasfiye sırasında da devam edeceği, 22. maddesinde ise görüşü alınarak benzer amaçlı bir vakfa malvarlığının devredileceği hükme bağlanmıştır.
Mahkemece, yukarıda belirtilen emredici düzenlemeler dikkate alınarak, vakfın sona ermesi (dağılması) halinde artan mal ve hakların nereye devredileceğinin yöntemince tespitinden ve uygulamada duraksamaya sebebiyet vermemek için gerektiğinde bir tasfiye kurulunun belirlenmesinden sonra, vakfın sona erdiğine karar verilmesi yerine, vakfın herhangi bir malvarlığının olmadığı gerekçesiyle tasfiye kurulu oluşturulmadan ve mal devredilecek vakfın görüşü de alınmadan davanın kabulü doğru görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/9001, K. 2017/3298, 9 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama