KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2017/9500 E., 2017/5091 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Şikayet
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüld
KARAR
Mahkemece yüze karşı verilen kısa kararda, kesin mehil içerisinde talep edilen belgeler sunulmadığından HMK'nun 119/2. maddesi uyarınca şikayetin usulden reddine karar verilmesine karşın, gerekçeli kararda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmekle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır.
T.C. Anayasası yargılamanın aleniyeti ilkesi gereği yargılama açık olarak yapılmalı ve yargılamanın sonunda verilen karar da açık olmalıdır. HMK'nun 298/2. maddesi gereği ise, sonradan yazılacak gerekçeli kararın da bu kısa karara uygun olması gerekir. Aksi halde, yargılamanın aleniyeti ilkesi zedelenmiş ve mahkeme kararına da güven sarsılmış olacaktır. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 10.04.1992 tarih, 7/4 sayılı kararında, kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki bulunmasının bozma nedeni olacağı içtihat edilmiş bulunmasına göre, Mahkemece yapılacak iş; bozmadan sonra kısa karar ile bağlı olmaksızın çelişkiyi gidermek kaydıyla kanaatine göre yeni bir karar vermekten ibarettir.
Kabule göre de; borçlu vekilinin İcra Mahkemesine başvuru dilekçesindeki iddialar haczedilmezlik şikayet niteliğindedir. İİK'nun 18/3. maddesi "Aksine hüküm bulunmayan hallerde icra mahkemesi şikayet konusu işlemi yapan icra dairesinin açıklama yapmasına ve duruşma yapılmasına gerek olup olmadığını takdir eder; duruşma yapılması uygun görüldüğü takdirde ilgilileri en yakın zamanda duruşmaya çağırır ve gelmeseler bile gereken kararı verir" hükmünü içermektedir. Şikayet niteliğindeki haczedilmezlik başvurusunun icra dosyası kapsamı da gözönünde bulundurularak, İcra Mahkemesi'nce mevcut delil durumuna göre araştırma yapılarak sonuçlandırılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/9500, K. 2017/5091, 6 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama