KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2017/960 E., 2017/1467 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2017
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Vasi Atanması
Karar Metni
402 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava dilekçesinde, davacının annesi ...'nun yaşlılığı nedeni ile beden ve ruh sağlığı açısından normal olmadığı, unutkanlık ve savurganlık başladığı, hiç ihtiyacı olmadığı halde bir tarla ve arsayı sattığı, bu sebeplerle vesayet altına alınması istenmiştir. Mahkemece 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 405 ve 408. maddeleri açısından talep değerlendirilerek davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 405, 406 ve 408. maddeleri kapsamında kalan, akıl sağlığı, malvarlığını kötü yönetme, savurganlık ve yaşlılık sebeplerine dayalı kısıtlanma kararı verilmesi istemine ilişkindir.
1-TMK'nun 405. Ve 408. maddeleri yönünden yapılan inceleme; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Dosya içindeki bilgi ve belgelerin özellikle dava dilekçesinin incelenmesinden; davacının dava dilekçesinde kısıtlanması istenilen ...'nun sadece Türk Medeni Kanunu'nun 405. ve 408.maddelerinde düzenlenen akıl hastalığı ile yaşlılık nedenleriyle değil aynı zamanda 406.madde kapsamında savurganlık ve malvarlığını kötü yönetme iddiası da ileri sürülmüştür.
Türk Medeni Kanununun 406. maddesinde; ''Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır.'' hükmü yer almaktadır.
Dava dilekçesinde kısıtlanması istenilenin malvarlığını kötü yönetmesi iddiası da olduğu halde; mahkemece, Türk Medeni Kanununun 406. maddesi uyarınca herhangi bir araştırma ve değerlendirme yapılmamıştır.
Vesayet hakkındaki hükümlerin kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece re'sen araştırma yapılabileceği de gözetilerek, Türk Medeni Kanununun 406. maddesinde yer alan hususlar yönünden de re'sen ve tarafların gösterecekleri delillerin toplanıp değerlendirilmesi yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi yerine eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
-//-
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/960, K. 2017/1467, 9 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama