KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/1011 E., 2018/5324 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2018
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İtirazın Kaldırılması
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı ve davalı taraflarından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili; İcra Mahkemesine başvurusunda taraflarınca başlatılan icra takibine borçlu kefil tarafından itiraz edildiğini, itirazın haksız olduğunu, kira sözleşmesinin kefilin sorumluluğu için tüm yasal koşulları taşıdığını belirterek itirazın kaldırılması ile davalının inkar tazminatına mahkumiyetini talep etmiştir. Mahkemece bozma ilamı doğrultusunda itirazın kaldırılması talebinin reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yargıtay ilamında belirtilen bozma sebepleri çerçevesinde işlem yapılarak karar verilmiş, bozma ile kesinleşen hususların yeniden temyiz sebebi yapılmasına usul hükümleri elvermemiş bulunmasına ve temyiz edilen kararda yazılı gerekçelere göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davalı vekilinin icra inkar tazminatına yönelik temyiz itirazlarına gelince; davalı vekili, vekil edeninin kira sözleşmesindeki kefaletinin TBK md. 583'te belirtilen şekil şartlarına uygun olmadığını ve kefaletin geçersiz olduğunu dile getirerek davanın reddi ile %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
HMK'nun 297. maddesinde, hükmün hangi hususları kapsayacağı sayılmış olup, anılan maddenin 2. fıkrasında, hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği düzenlenmiştir. İcra Mahkemesince icra inkar tazminatı talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir.
Bu konuda bir karar verilmesi için mahkeme kararının bozulması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/1011, K. 2018/5324, 5 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama