KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/10140 E., 2019/10695 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
481 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, elatmanın önlenmesi talebinin kabulüne, ecrimisil talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, 4, 6 ve 14 parsel sayılı taşınmazların müvekkillerinden ... adına tam hisse ile, 1, 3, 5 parsel sayılı taşınmazların diğer müvekkilleri ile dava dışı ... arasında paylı mülkiyet üzere kayıtlı olduğu, taşınmazların 17.07.2008 tarihli noterde düzenleme şeklinde arazi kira sözleşmesi ile davalıya kiraya verildiği, kira sözleşmesine muvafakatlarının bulunmadığını belirterek, davalının elatmasının önlenmesine ve ecrimisile karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, dava konusu taşınmazların davacıların murisi ... zamanında kiralandığını, ...’in ölümünden sonra kullanımının devam ettiğini, dava konusu taşınmazın ... ile ... hissesine düşen kısımları haricen satın aldığını, tapuda devir işlemi gerçekleşmeyince güvence amaçlı kira sözleşmesi düzenlendiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi talebinin kabulüne, ecrimisil talebinin kısmen kabulü ile 7.786,50 TL ecrimisilin tahsiline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza yönelik elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 106 ada 6 ve 14 parsel, 187 ada 4 parsel sayılı taşınmazların dava dışı ... adına kayıtlı iken 26.07.2010 tarihinde satışı üzerine kayden davacılardan ...’na ait olduğu, 106 ada 5 parsel, 187 ada 1 ve 3 parsel sayılı taşınmazların davacılardan ..., ..., ... ile dava dışı ... arasında paylı mülkiyet üzere kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
... Noterliğinin 2564 yevmiye numaralı 17.07.2008 başlangıç tarihli arazi kira sözleşmesinden; ... ili, ... ilçesi, ... köyü, 10 dönümlük çay alanı ve 20 dönümlük çalılık ve boş arazinin 10 yıllığına dava dışı ... ile ... tarafından davalıya kiraya verildiği, kiralanan alanların dava konusu taşınmazları kapsadığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Paylı mülkiyete tabi taşınmazlar pay ve paydaş çoğunluğu ile kiraya verilebilir.
Her ne kadar dava konusu 106 ada 5 parsel, 187 ada 1 ve 3 parsel sayılı taşınmazlar paydaşlardan ... tarafından tek başına kiraya verilmiş ise de davalının uzun süreli kullanımı dikkate alındığında davacıların, kira sözleşmesine muvafakat ettiklerinin kabulü gerekir. Öte yandan.
106 ada 6 ve 14 parsel, 187 ada 4 parsel sayılı taşınmazlar yönünden 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 310. maddesinin birinci fıkrası uyarınca yeni malik ..., kiraya veren eski malik ...’nun halefi olur. Bu durumda halefiyet ilkesi gereğince taşınmazı iktisap eden yeni malikin, eski malik ile akdedilen 17.07.2008 başlangıç tarihli ve on yıl süreli kira sözleşmesine dayalı tüm hak ve borçlara sahip olduğunun kabulü gerekir.
Hal böyle olunca; davalının kira ilişkisinden kaynaklanan kullanım hakkının bulunduğu ve dava tarihi itibariyle kira süresinin devam ettiği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile elatmanın önlenmesi talebinin kabulüne, ecrimisil talebinin kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/10140, K. 2019/10695, 28 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama