KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/10745 E., 2018/13944 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2018
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava tahliye taahhüdüne dayalı icra takibine itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili 02.04.2015 tarihinde başlattığı icra takibi ile, 20.06.2014 tarihinde düzenlenen 07.03.2015 tahliye tarihli taahhütnameye dayanarak kiralananın tahliyesini istemiştir.
Davalı kiracı vekili yasal süresinde yaptığı itirazında vekil edeninin taşınma tarihinin 2014 yılı Mayıs ayı olduğunu, bu durumun vergi dairesinden öğrenilebilceğini, kira sözleşmesi olmadan tahliye taahhütnamesiyle tahliye yapılamayacağını ayrıca vekil edeninin bir belgeyi imzaladığını hatırlamamakta olduğunu belirterek takibe itiraz etmiştir. İtiraz üzerine davacı vekili icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye talebinde bulunmuştur.
Mahkemece borçlu vekilinin taahhütnamedeki imzayı İİK 275/2 anlamında açıkça kabul etmediği, icra mahkemesince imza ve tarih incelemesi yapılamayacağından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Alacaklı, noterlikçe resen tanzim edilmiş veya tarih ve imzası tasdik edilmiş yahut ikrar olunmuş bir belgeye dayanmadıkça, tahliye taahhüdündeki imza ve tahliye tarihine itiraz edilmesi halinde icra mahkemesinden kiralananın tahliyesi istenemez.
Borçlu vekilinin “belgeyi imzaladığını hatırlamamaktadır” ifadesi açık ve net olarak imzaya itiraz olarak kabul edilemez. Bu durumda mahkemece işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/10745, K. 2018/13944, 11 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama