İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/10863 K.2020/1186

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin…

Esas2018/10863Karar2020/1186Tarih11 Şubat 2020Okuma6 dk · 1.193 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2018/10863 E., 2020/1186 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Şubat 2020
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Elatmanın Önlenmesi-Yıkım
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.193 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 11.02.2020 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı vekili Avukat ... ve karşı taraftan temyiz eden davalı vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili, komşu 5 parsel sayılı taşınmazdaki binanın bodrum katının, vekil edeni şirketin mülkiyetinde bulunan 4 parsele taşkın olduğunu, haksız işgalin sona erdirilmesi ve yapmış oldukları binanın imar planı gereğince çekme mesafesine getirilmesi hususunda davalı şirketten talepte bulundukları hâlde sonuç alınamadığını, özellikle çekme mesafesine uyulmaması sebebi ile imar planına aykırı davranıldığını, imar kirliliğine neden olunduğunu ileri sürerek, davalının 4 parsel sayılı taşınmaza yaptığı müdahalenin önlenmesine ve haksız işgale konu yapının yıkımına karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, davalının ilk binayı yaptığı sırada binanın tamamının davalının taşınmazında kaldığını, belediyenin müvekkilinin haberi olmadan taşınmazların sınırını değiştirdiğini, bu sebeple davalıya ait deponun küçük bir kısmının davacıya ait taşınmazda kaldığını, bunda davalının kusurunun bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece, ilk hükümle, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 23/09/2014 tarihli ve 2013/12843 Esas, 2014/14674 Karar sayılı ilamı ile '...öncelikle taraflara ait taşınmazların imar öncesinden itibaren tedavül kayıtlarının ve krokilerinin getirtilmesi, gerek kadastral kayıtlar, gerekse imar kayıtları mahalline keşfen uygulanarak mevcut müdahalenin imar uygulaması nedeniyle oluşup oluşmadığının ve yıkıma konu edilen muhdesatın yer aldığı taşınmazda davalıların imar öncesinde hukuken korunmaya değer bir haklarının bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması,

müdahalenin imar uygulaması ile oluştuğunun ve davalıların imar öncesi bir haklarının bulunduğunun belirlenmesi hâlinde, yukarıdaki ilkeler çerçevesinde değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir...' gerekçesi ile bozulmuştur.

Mahkemesince yeniden yapılan yargılama neticesinde, elatmanın imar uygulaması ile meydana geldiği gerekçesi ile davanın kabulü ile 1269 ada 4 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi Yusuf Tuncer tarafından düzenlenen 18.04.2016 tarihli rapor ve krokisinde B harfi ile göstermiş olduğu 61,83 m² lik kısmına davalı tarafından yapılan elatmanın önlenmesine, elatmanın önlenmesine karar verilen kısımdaki yapının yıkılmasına, karar kesinleştiğinde davacı tarafça depo edilen 84.419 TL tutarındaki binanın yıkım, enkaz kaldırma ve elatılan kısım bedelinin davalıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

Dava; çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkindir.

1.Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde,

Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilamında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine, 5 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın bodrum katında davacının malik olduğu 4 parsel sayılı taşınmaza tecavüz olduğunun ve tecavüzün imar uygulaması sonucu oluştuğunun belirlenmesine göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Davalı vekilinin kal talebinin kabulü hakkındaki temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 4 parsel sayılı taşınmazın 01.11.2006 tarihli satış işlemi ile davacı şirket adına, komşu 5 parsel sayılı taşınmazın ise 08.11.2004 tarihli trampa ve hisse tevdi işlemi ile davalı şirket adına tapuda kayıtlı olduğu, taşınmazda 16/03/2007 tarihinde kat mülkiyetine geçildiği, Mahkemece bozma sonrası alınan bilirkişi raporlarına göre, 5 parsel sayılı taşınmazdaki binanın bodrum katında davacı parseline 61,83 m2 lik bir alanda taşma olduğunun ve bu taşkınlığın imar uygulaması sonucu oluştuğunun tespit edildiği, taşan 61,83 m2 lik kısmın bina maliyet bedelinin 56.624,00 TL, yıkım ve kal bedelinin ise 27.795,00 TL olarak belirlendiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda, Mahkemece, 1269 ada 4 parsel sayılı taşınmazın 61,83 m² lik kısmına davalı tarafından yapılan elatmanın önlenmesine, elatmanın önlenmesine karar verilen kısımdaki yapının yıkılmasına ve karar kesinleştiğinde davacı tarafça depo edilen 84.419 TL tutarındaki binanın yıkım, enkaz kaldırma ve elatılan kısım bedelinin davalıya ödenilmesine karar verilmiş ise de, yapının yıkılmasına ilişkin verilen kararın doğru olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur. Şöyle ki;

Mahkemece yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporuna göre, davalı adına tapuda kayıtlı 5 parsel sayılı taşınmazdaki binanın bodrum katında davacı parseline 61,83 m2 lik bir alanda taşma olduğu ve bu taşkınlığın imar uygulaması sonucu oluştuğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunda da görüldüğü üzere, davalı adına tapuda kayıtlı olan bölüm, davalının iradesi dışında, başka bir deyişle imar uygulaması sonucunda davacının tapulu taşınmazı içinde kalmıştır.

Davacı, dava dilekçesinde, taşan bu kısım için kal talebinde bulunmuştur.

Davacının, davanın açıldığı tarih itibari ile kal talep etmesinde hukuki yararı bulunmakla birlikte, yargılama sonucunda 3194 sayılı Yasa'nın 18. maddesinde öngörülen yapının kaim bedelinin davacı tarafından Mahkeme veznesine depo ettirilmesi ile zeminin maliki olan davacı, üzerindeki muhdesatın da tasarruf hakkını elde etmiş olacağından, dolayısıyla hem arzın hem de üzerindeki yapının tasarruf hakkına sahip olan davacının söz konusu yapıyı yıkması için Mahkeme hükmüne gerek bulunmayacağından, başlangıçta var olan hukuki yararın devam ettiğini söyleyebilme imkanı bulunmamaktadır.

Başka bir anlatımla, davanın açıldığı tarihte var olan hukuki yarar, davacının tasarruf hakkına sahip olması sonucu ortadan kalkmıştır. Bu durumda, karar tarihi itibariyle taşan kısmın yıkılması için Mahkeme kararına ihtiyaç duyulmayacağından, taşan kısmın yıkımı hakkında "karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi" gerekir iken aksi yöndeki karar doğru olmamıştır.

Kaldı ki, taşan kısmın yıkılmasına karar verilmesi ve ilamın icraya konulması halinde, yapının bedelinin ödendiği davalıdan, İcra İflas Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca fazladan infaz bedeli de tahsil edilecektir ki, bu durum da hakkaniyete de aykırı olacaktır. O halde, Mahkemece yapılması gereken iş, davacının kal talebi hakkında açıklanan gerekçelerle "karar verilmesine yer olmadığına" dair karar vermek olmalıdır.

3. Davacı vekilinin yıkım ve enkaz kaldırma bedelinin depo edilmesine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,

Bilindiği üzere, yasal ayrıcalıkların dışında ayrılmaz parçanın (mütemmim cüz'ün) mülkiyeti ve buna bağlı olarak tasarruf hakkı, üzerinde bulunduğu arza bağlıdır. Bu husus Türk Medeni Kanunun'un 684. maddesinde açıkça vurgulanmıştır.

Ne varki, yürürlükten kalkmış olan 6785 sayılı Yasa'nın 1605 sayılı Yasa ile değişik 42/c ve halen yürürlükte bulunan 3194 sayılı İmar Yasası'nın 18. maddelerinde özel hükümler getirilmek suretiyle ayrılmaz parça (mütemmim cüz) olan yapı ile arz arasındaki hukuki ilişki kesilmiş, bazı durumlarda yapı, üzerinde bulunduğu yerin malikinden başkasına bırakılarak imar parsellerinin oluşturulabileceği öngörülmüştür.

Böylece, yapıların bedelleri ilgili parsel sahiplerince yapı sahibine ödenmediği veya aralarında bu yönde bir anlaşma yapılmadığı ya da ortaklığın giderilmesi davası açılmadığı sürece bu yapıların ömürlerini dolduruncaya kadar eski sahiplerine kullanma imkanı sağlanmıştır.

Somut olayda, Mahkemece taşkınlığın imar düzenlemesi sonucu oluştuğu kabul edilerek taşkın kısma yönelik elatmanın önlenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, Mahkemece, müdahalenin, imar uygulaması neticesinde meydana geldiğinin ve davalının korunmaya değer bir hakkı olduğunun tespiti halinde, yukarıda da açıklandığı üzere, davacı tarafa sadece yıkımı istenen yapının bedelinin depo ettirilmesi gerekirken, bilirkişi raporunda belirlenen taşan kısmın yıkım ve kal bedeli olan 27.795,00 TL'nin de depo ettirilmesi yanlış olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davalı vekilinin kal talebinin kabulüne yönelik temyiz itirazları ile davacı vekilinin yıkım ve enkaz kaldırma bedelinin depo edilmesine yönelik temyiz itirazları yukarıda (2) ve (3) sayılı bentlerde açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı ve davacı vekillerinin sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 11.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/10863, K. 2020/1186, 11 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/10863
Karar No
2020/1186
Tarih
11 Şubat 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/10875 K.2020/1192
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2018/10889 K.2020/1627
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2018/10891 K.2020/1628
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2018/10893 K.2020/1629
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2018/10895 K.2020/1630
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2018/10906 K.2020/1631

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.