KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/10877 E., 2021/1130 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2021
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil
Karar Metni
773 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, davalının vekil edeninin eski eşi olduğunu, tarafların Üsküdar 2. Aile Mahkemesinin 2009/284 E ve 2011/557 K sayılı kararı ile boşandıklarını ve kararın 26/04/2012 tarihinde kesinleştiğini, yapılan tüm ihtarlara rağmen davalının vekil edenine ait ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, 59/1 pafta 10239 Ada, 3 parselde kayıtlı gayrimenkulde oturmaya devam ettiğini, davalının dava konusu taşınmaz üzerindeki müdahalesinin men’ine, fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile Üsküdar 2. Aile Mahkemesinin 2009/284 E ve 2011/557 K sayılı kararın kesinleşme tarihi olan 26/04/2012 tarihinden şimdilik dava tarihine kadar olmak üzere 1.000,00 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, vekil edeninin dava konusu konutta ikamet etmediğini, aynı site içerisinde bulunan ailesi ile birlikte kaldığını, davacının giderken tüm eşyaları da beraberinde götürdüğünü, bu sebeple evin boş olduğunu, vekil edeninin arada havalandırmak amacı ile dava konusu eve uğradığını ayrıca davacı tarafın boşanma davasının kesinleşmesi akabinde dilekçe ekinde sunmuş oldukları ... 1. İcra Müdürlüğü’nün 2012/14170 E. sayılı dosyası ödeme emri ile iş bu dava dilekçesini daha önce de belirttikleri üzere vekil edeninin anne ve babasının oturmakta olduğu "... Mahallesi ... Sokak No: 12 .../..." adresine gönderdiğini, bu nedenlerle müdahalenin söz konusu olmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece verilen ilk kararda davaya konu taşınmaza yapılan müdahalenin men’i ile 7.000,17 TL ecrimisile hükmedilmiş, karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 11/04/2016 tarih 2015/18041E. 2016/4365K. sayılı kararı ile hüküm el atmanın önlenmesi yönünden yerinde görülerek kesinleşmiş, ecrimisil yönünden verilen hükmün, emsal sözleşmeler sunulmadan rapor düzenlendiği gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiş, mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın ecrimisil yönünden kabulüne dair verilen karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
1. Yargıtay ilamında belirtilen bozma sebepleri çerçevesinde işlem yapılarak karar verilmiş, bozma ile kesinleşen hususların yeniden temyiz sebebi yapılmasına usul hükümleri elvermemiş bulunmasına ve temyiz edilen kararda yazılı gerekçelere göre davalı vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddine;
2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Davanın esasına yönelik karar verildiğine göre; karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca dava değeri üzerinden nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir. Somut olayda, maktu vekalet ücretine hükmedildiği görülmektedir. Bu sebeple, yargılama sırasında, yatırılması gerekli harcın ikmali yoluna gidildiğinden, hükümde yargılama gideri hesaplanırken harç ikmali yapılan taşınmaz değerinin dikkate alınması gerekirken bu usule riayet edilmeksizin davalı aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi, davacı tarafından yatırılan harçların eksik yazılması da hatalı olmuştur.
Hükmedilen ecrimisile dava tarihinden itibaren faiz işletileceği hususu da nazara alınarak gerekçeli kararda dava tarihinin sehven bozma sonrası tarih olan 17.10.2016 olarak yazıldığı, davanın ise davacı tarafından 08.04.2013 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı HMK'nin ek Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/10877, K. 2021/1130, 10 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama