KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/10903 E., 2021/984 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2021
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Muhdesatın Tespiti
Karar Metni
703 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı .... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, davaya konu 902 ada 20 parsel üzerindeki binanın davacı ve kardeşi ... tarafından yapılan binanın altlı üstlü iki daireden oluşan yarısının davacıya ait olduğunun tespitini talep etmiştir.
Davalı ... Petrol Pazarlama Ltd.Şti. vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, dava konusu taşınmaz üzerindeki yapının davacı ve kardeşi tarafından yapıldığını, binayı yarı yarıya dikine olacak şekilde paylaştıklarını, davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.
Mahkemece, davacının davalı ... ... hakkındaki davasının reddine, davalılar ..., ..., ..., ..., ... (...) ..., ... Petrol Tur. Ltd. Şti hakkındaki davasının kabulü ile, 902 ada 20 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan bodrum+2 katlı her katta iki daire toplam 4 daire bulunan (doğu batı yönünde simetrik) betonarme tarzda inşaa edilen binanın batı tarafındaki bodrum + 2 mesken nitelikli dairenin ve taşınmazın batı tarafında bulunan garajın mülkiyetinin davacı ...'ya ait olduğunun tespitine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı ... Petrol Pazarlama Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davaya konu taşınmaz üzerindeki binanın bodrum + 2 mesken ve batı tarafındaki garajın davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiş ise de, verilen karar dosya kapsamıyla örtüşmemektedir.
Şöyle ki, davaya konu taşınmazın arsa vasıflı olarak tapuya kayıtlı olduğu, davalılar ve davacının davaya konu taşınmazda paylı malik oldukları, davacının dava dilekçesinde binanın altlı üstlü iki daireden oluşan kısmının davacıya ait olduğunun tespitini talep ettiği, garaj ve bodrum kata ilişkin bir talebi bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere; taleple bağlılık ilkesini düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesi.
“Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Hâkimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır." şeklindedir.
Açıklanan madde kapsamında; somut olayda davacı tarafın dava dilekçesinde binanın bodrum katı ve garajla ilgili bir talebi olmadığı halde, Mahkemece bu kısımların da davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Kabule göre de, yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcından, aynı şekilde 6100 sayılı HMK'nin 326/2. maddesi uyarınca hesaplanacak yargılama giderinden ve davacı yararına takdir edilecek vekalet ücretinden, her bir davalının, dava konusu taşınmazın tapuda paylı mülkiyet şeklinde kayıtlı olması halinde tapudaki payları, elbirliği mülkiyetin söz konusu olması halinde ise miras payları göz önünde bulundurularak sorumlu tutulmaları gerekir. Somut olayda, mahkemece, hükmedilen harcın da davalılardan tapudaki payları gözetilerek tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Ne var ki, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/10903, K. 2021/984, 8 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama