KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/11010 E., 2018/14757 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2018
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
482 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K... ARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin babasının TMK'nın 405 ve 406. maddeleri gereği kısıtlanarak vasi atanmasını istemiş; mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacı ..., kısıtlı adayı ...'a yasal danışman olarak atanmış, daha sonra Mahkemece 08.10.2015 tarihli ek karar ile davacı ... kısıtlı ...'a vasi olarak atanmış, kararın kısıtlı adayı ve müdahiller vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi'nin 08/03/2016 tarih 2015/20457 - 2016/4024 sayılı "kısıtlının tam teşekküllü resmi sağlık kuruluna sevk edilerek,
akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlanmasını gerektirecek bir durumun bulunup bulunmadığının resmi sağlık kurulu raporu ile tespit ettirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği" gerekçesi ile hükmün bozulmasına ilişkin olarak verilen karara mahkemece uyulmuş ve alınan rapor ve kısıtlının talebi doğrultusunda, kısıtlıya ...'ın yasal danışman olarak atanmasına karar verilmiş; hüküm davacı asil tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Medeni Kanunu'nun 431. maddesinde, vasinin atanması usulüne ilişkin kuralların kayyım ve yasal danışman atanmasında da uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
1-Yasal danışman atanmasına ilişkin kararın esasına yönelik temyizin incelenmesinde;
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına,
2-Atanan yasal danışmanın şahsına itiraz yönünden kararın temyiz incelemesinde;
Türk Medeni Kanunu'nun 422. maddesi gereğince, vasinin sıfatına karşı yapılan itirazları veya vasinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini (özürleri) inceleme görevi öncelikle vesayet makamı olan sulh mahkemesine, onun kabul etmemesi halinde denetim makamı olan asliye mahkemesine ait olduğundan, vasinin şahsına yönelik dilekçenin öncelikle vesayet makamınca incelenip itiraz nedenleri yerinde görülmediği takdirde buna ilişkin kararla birlikte evrakın denetim makamına gönderilerek denetim makamınca bu konuda kesin bir karar verilmesi için dosyanın mahkemesine iadesi,
3-Görevi sona erdirilen vasinin görevi süresince kısıtlı adına bankadan çektiği emekli maaşlarının kısıtlının hesabına yatırması kararı yönünden yapılan temyiz incelenmesinde;
Vasi atanan kişinin görevi süresince kısıtlı adına kullandığı paraların kısıtlıya iadesi vesayetin yönetim ve yürütülmesiyle ilgilidir. Vesayet makamının bu nitelikteki kararlarına karşı, Türk Medeni Kanunu'nun 488. maddesi uyarınca, ilgililer tebliğ gününden başlayarak on gün içinde denetim makamına itiraz edebilirler. Denetim makamı gerektiğinde duruşma da yaparak bu itirazı kesin olarak karara bağlar. Aynı Kanunun 397. maddesinde de denetim makamı görevinin asliye hukuk mahkemesine ait olduğu hükme bağlanmıştır. Açıklanan bu hukuki düzenlemelere göre; davacının temyiz dilekçesinin görev yönünden reddiyle, denetim makamı olan asliye hukuk mahkemesine gönderilmesi ve denetim makamınca bu konuda kesin bir karar verilmek üzere, dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/11010, K. 2018/14757, 2 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama