İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/11959 K.2018/16285

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş olup hükmün davacı -…

Esas2018/11959Karar2018/16285Tarih26 Eylül 2018Okuma8 dk · 1.566 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2018/11959 E., 2018/16285 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Eylül 2018
Mahkemesi
Aile Mahkemesi
Dava türü
Katılma Alacağı, Maddi Tazminat Ve Eşya Alacağı
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.566 kelime·8 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş olup hükmün davacı - birleşen davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı - birleşen dosyada davalı ... vekili, dava dilekçesinde belirtilen taşınmaz nedeniyle, mal rejiminin tasfiyesi ile tapu iptal-tescil, olmadığı takdirde alacak isteğinde bulunmuş, birleşen davanın reddini savunmuştur. Davalı - birleşen dosyada davacı ... davanın reddini savunmuş, birleşen davada boşanma nedeniyle TMK'nin 174/1. maddesine dayalı olarak 30.000 TL maddi tazminat talebinde bulunmuş, ayrıca birleşen dosyada davacıya ait evlenmeden önce aldığı beyaz eşyaların birleşen dosyada davalının borcundan dolayı haczedildiğini açıklayarak, eşya bedeli olarak 5.000 TL'nin ...'ten tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, ...'ın artık değere katılma alacağının, ... ada ... parsel nedeniyle 30.000 TL, ... plakalı araç nedeniyle 8.850 TL olup, bu miktarlar üzerinden ...'ın ...'a borçlu olduğu, ... parsel sayılı taşınmaz nedeniyle ...'ın artık değere katılma alacağının ise 57.563,78 TL olup, TMK'nin 236/1. maddesi uyarınca alacakların takası sonucu 18.713,78 TL'nin ...'dan alınarak ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleştirilen ...

2. Aile Mahkemesi'nin 2007/299 esas sayılı dosyasına ilişkin olarak, kadın eşin TMK'nin 174/1. maddesi kapsamında kalan maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, 15.000 TL maddi tazminatın kararın kesinleştiği tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte ...'dan alınarak ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı yan 174/1 madde kapsamı dışında kalan 5.000 TL alacak isteminden vazgeçtiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı - birleşen dosyada davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı - birleşen dosyada davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2- a) Davacı - birleşen dosyada davalı vekilinin dava konusu 13137 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince;

Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 Sayılı HMK mad. 33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava konusu ... parsel sayılı taşınmaz yönünden dava, artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir.

Mal rejiminin devamı süresince, bir eşin sahip olduğu edinilmiş malda, diğer eşin artık değerin yarısı oranında katılma alacağı hakkı vardır. Artık değere katılma alacağı; eklenecek değerlerden (TMK mad. 229) ve denkleştirmeden (TMK mad. 230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere, eşin edinilmiş mallarının (TMK mad. 219) toplam değerinden, bu mallara ilişkin borçlar çıktıktan sonra kalan artık değerin (TMK mad. 231) yarısı üzerindeki diğer eşin alacak hakkıdır (TMK mad. 236/1). Katılma alacağı, Yasa'dan kaynaklanan bir hak olup, bu hakkı talep eden eşin gelirinin olmasına veya söz konusu mal varlığının edinilmesine, iyileştirilmesine ya da korunmasına katkıda bulunulmasına gerek yoktur.

Artık değere katılma alacağı miktarı hesaplanırken, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan malların, bu tarihteki durumlarına göre, ancak tasfiye tarihindeki sürüm (rayiç) değerleri esas alınır (TMK mad. 227/1, 228/1, 232 ve 235/1). Yargıtay uygulamalarına göre, tasfiye tarihi karar tarihidir.

Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar onların paylı mülkiyetinde sayılır. Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal olarak kabul edilir (TMK mad. 222).

Yukarıdaki değer tespiti, belirleme ve hesaplamaların yapılabilmesi için gerek görülürse konusunun uzmanı bilirkişi veya bilirkişilerden de yardım alınmalıdır.

Somut olaya gelince; eşler, 16.07.2001 tarihinde evlenmiş, 12.04.2005 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK mad. 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 Sayılı TMK'nin yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 Sayılı TKM mad.

170), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 Sayılı Yasa mad.10, TMK mad. 202/1). Tasfiyeye konu 13137 parseldeki 1/20 hisse, eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 28.02.2003 tarihinde satın alınarak davalı kadın eş adına tescil edilmiştir. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK mad.179).

Mahkemece anılan taşınmazın alımında kadın eş tarafından ziynetlerinin bozdurularak katkı sağlandığı, bilirkişi tarafından tespit edilen ve erkek eşin de kabulü üzerine 24.872,56 TL'nin kadın eşin kişisel malı olduğu, taşınmazın bilirkişi marifetiyle tespit edilen değerinden kadın eşin kişisel malı çıktığında erkek eşin bu taşınmaz yönünden 57.563,78 TL artık değere katılma alacağının bulunduğu kabul edilerek bu miktar üzerinden hüküm kurulmuş ise de, bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır.

Şöyle ki, tasfiyeye konu taşınmaz üzerinde 17.11.2008 tarihinde yapılan keşif sonucu teknik bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve ek rapor ile tasfiyeye konu 13137 parseldeki 1/20 hisseye karşılık gelen 5 nolu dairenin Temmuz 2012 tarihi itibariyle rayiç değerinin 140.000 TL olduğu bildirilmiş, mahkemece bu değer esas alınarak hesaplama yapılmıştır. Karar tarihi ise 11.03.2014'tür.

Katılma alacağı hesabında, tasfiye tarihindeki değer eldeki davanın karar tarihine en yakın tarihteki değer olacağına göre, karar tarihinden yaklaşık 1 yıl 8 ay önceki değer dikkate alınarak, bu değer üzerinden katılma alacağının hesaplanması doğru görülmemiştir.

Ayrıca, mahkemenin, kadın eşin kişisel malı niteliğindeki ziynetlerinin bozdurularak taşınmazın edinilmesine katkı sağladığı yönündeki kabulü yerinde ise de, yapılan hesaplama yöntemi doğru değildir. Zira erkek eşin kabulünde olan söz konusu ziynet eşyalarının hesaplanan güncel değerlerinin taşınmazın tasfiye tarihi olarak kabul edilen değerinden çıkarılması ve kalan miktarın ikiye bölünmesi suretiyle katılma alacağının hesaplandığı anlaşılmaktadır.

Mahkemece, anılan ziynet eşyalarının taşınmazın edinildiği tarihteki değerinin kuyumcu bilirkişiye tespit ettirilmesi, yine tasfiyeye konu taşınmazın edinme tarihi itibariyle piyasa rayiç (sürüm) değerinin inşaat mühendisi bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle belirlenmesi, ziynet eşyalarının taşınmazın edinildiği tarihteki değerinin taşınmazın edinme tarihi itibariyle piyasa rayiç (sürüm) değerine oranlaması suretiyle kadın eşin kişisel mal katkı oranının bulunması,

bulunan bu oranın taşınmazın tasfiye tarihi itibariyle tespit edilen piyasa rayiç (sürüm) değeriyle çarpılması sonucu kadın eşin denkleştirme alacağının hesaplanması ve bu miktarın katılma alacağı hesabında dikkate alınması gerekirken az yukarıda açıklandığı şekilde hesaplama yapılması doğru değildir.

Mahkemece yapılması gereken iş, tasfiyeye konu taşınmazın tasfiye tarihindeki (önceki karar bozulmakla değer güncelliğini yitirdiğinden bozma sonrası yeni karar tarihindeki) sürüm (rayiç) değeri belirlenerek, açıklamalarda göz önünde bulundurularak davacının katılma alacağını hesaplamak, gerekirse bu konuda önceki bilirkişi dışında konusunda uzman bir hesap bilirkişisinden, yukarı belirtilen ilke ve esaslar dikkate alınacak şekilde Yargıtay ile tarafların denetimine açık gerekçeli bilirkişi raporu alınarak, talep miktarı ve tarafların kazanılmış hakları da gözetilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.

b) Mahkemece, ... İli, ... İlçesi, Kazımiye Mah. ... ada ... parsel sayılı taşınmaz yönünden 30.000 TL, ... plakalı araç yönünden 8.850 TL erkek eşin kadın eşe borçlu olduğu, bu miktarların erkek eşin tespit edilen katılma alacağından mahsup edilmesi sonucu kalan miktarın kadın eşten alınarak erkek eşe verilmesine karar verilmişse de, bu karara katılma olanağıda bulunmamaktadır.

Şöyle ki, davalı kadının vekili havalesiz tarihsiz cevap dilekçesinde, ... plakalı minibüsün bankadan kredi ile alındığını, bu aracın evlilik birliği içinde edinildiğini, bu aracın fiilen 3. kişilere devredildiğini, ayrıca evlilik içinde erkek eş adına olan arsanın boşanma davası açılmadan hemen önce satılarak mal kaçırıldığını bildirerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı kadının vekili, 22.04.2010 tarihli yargılama oturumunda "...

Evlilik birliği içinde iki adet gayrimenkul ve bir araba alınmıştır. Dava edilen mahkemenizin gayrimenkuldür. Oysa diğer evlilik birliği içinde alınmasına rağmen kayıtları davacı üstünedir. Eğer bir mal paylaşımı söz konusu ise bunların hepsinin hesaplanmasının ve değerlerinin saptanmasını hatta diğer gayrimenkul dükkan olup haricen davacı tarafından satılmıştır. Aracının nerede olduğunu bilmiyoruz.

Tapu kaydını dosyaya sunduk mahkemece sorulmasını talep ederiz" şeklinde beyanda bulunması üzerine mahkemece 1 nolu ara kararı ile davacı vekiline bu celsedeki beyanına karşı cevap vermesi için mehil verilmiş olup, davacı vekili bu hususta beyanda bulunmamıştır. Davalı kadının vekili, 07.02.2012 tarihli yargılama oturumunda ise "... ...

Kazımiye Mahallesi Spor Alanı Mevkii ... ada ... parsel sayılı ... taşınmazın 3 nolu dükkanı davacı ... tarafından 05.11.2004 tarihinde satın alınmıştır. Buda edinilmiş mallar çerçevesindedir. Buna ilişkin olarak herhangi bir keşif icra edilmemiştir. Değeri belirlenmemiştir" şeklinde beyanda bulunması üzerine aynı tarihli duruşmada davacı vekili "Davalının sözünü ettiği iddianın genişletilmesi mahiyetindedir.

Birleştirilen dosya yönünden ve bu dava yönünden de savunmanın genişletilmesi yönündedir. Muvafakatımız yoktur..." şeklinde beyanda bulunmuştur.

Mahkemece bu malvarlıkları yönünden de inceleme ve araştırma yapılarak yukarıda yazılı şekilde değerlendirmede bulunulmuşsa da, davalı tarafın, cevap dilekçesinde takas-mahsup isteği bulunmadığı gibi, usulüne uygun harcı yatırılarak açılmış bir karşı davası da olmadığına ve davacı taraf da bu hususa açıkça muvafakat etmediğine göre, yazılı şekilde davacıya ait taşınmaz ve araç yönünden takas-mahsup yapılması doğru değildir.

c) Davalı - birleşen dosyada davacı kadının vekili, birleşen dava dilekçesi ile, davalının ağır kusuruyla boşanan, beklenen menfaatleri zedelenen, eşinin maddi desteğinden yoksun kalan davacı lehine 30.000 TL maddi tazminata hükmedilmesini, ayrıca davacının borcu nedeniyle haczedilen davalıya ait eşyaların bedeli olan 5.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 18.07.2013 tarihli yargılama oturumunda imzalı beyanında eşyalara ilişkin olan 5.000 TL'lik alacak taleplerinden vazgeçtiklerini açıklamıştır.

Mahkemece birleşen dava yönünden, kadın eşin maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 15.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı yanın 174/1 maddesi kapsamı dışında kalan 5.000-TL alacak isteminden vazgeçtiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Mahkemece, birleşen dava yönünden, reddedilen maddi tazminat ile vazgeçilen eşya bedeli alacağı yönünden, kendisini yargılamada vekil ile temsil ettiren dosyada birleşen davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı - birleşen dosyada davalı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2-a), (2-b) ve (2-c) nolu bentlerde yazılı nedenlerle kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nin 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacı - birleşen dosyada davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'nin 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 26.09.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/11959, K. 2018/16285, 26 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/11959
Karar No
2018/16285
Tarih
26 Eylül 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2018/11961 K.2018/17773
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2018/11961 K.2018/8371
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2018/11962 K.2018/17794
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2018/11963 K.2018/17785
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/11963 K.2018/16292
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/11964 K.2018/15562

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.