KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/12476 E., 2018/16294 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2018
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İcra Takibine İtirazın Kaldırılması Ve Tahliye
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira farkı ile kira alacağı ve tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlunun itirazı üzerine davacı İcra Mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuş mahkemece davanın kısmen kabulü ile itirazın 6.974,70 TL asıl alacak ve 675,41 TL işlemiş faiz alacağı üzerinden kaldırılmasına, tahliye talebinin kabulüne karar verilmiş karar davalı borçlu tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı, 01/04/2011 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli yazılı kira sözleşmesine dayanarak 31/08/2015 tarihinde başlattığı icra takibi ile 01/04/2012 ila 01/04/2015 arasına ait kira farkı alacağı ve 2015 yılı Mayıs, Haziran, Temmuz aylarına ait aylık 974,55 TL den kira alacağı olmak üzere toplam 7.358,01 TL asıl alacak ve 737,24 TL işlemiş faiz alacağının tahsilini talep etmiş, davalı borçlu süresinde verdiği itiraz dilekçesi ile; kira artışı istenmediğinden kira artışı yapılmadığı, 2014 yılında kendi isteği ile artış yaparak kira bedelinin ödendiğini belirterek borca itiraz etmiştir.
Davalı 24/03/2016 tarihli celsede; iki yıl için kira artışı yapılmayacağı konusunda anlaşma yaptıkları, iki yıl sonra ise kira bedeline 50 TL zam yapıldığını davacının da kabul ettiğini beyan etmiştir.
Takip dayanağı kira sözleşmesi hususi şartlar 6. maddesinde “Kiracının kontrat bitiminde kira rayiç bedelini TEFE–TÜFE % .....oranında artışını şimdiden kabul ve taahhüt eder.” düzenlemesi yer almaktadır. Ancak kira bedelinin TEFE mi TÜFE'mi oranında ya da TEFE–TÜFE ortalaması oranında mı artırılacağı kararlaştırılmamıştır. Bu haliyle artış şartı belli ve muayyen değildir. Bu nedenle davalı kiracının kabul ettiği aylık kira miktarı esas alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/12476, K. 2018/16294, 26 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama