KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/12716 E., 2020/2122 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ecrimisil
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, müvekkili davacılar ile davalının müşterek murisi olan ...'a ait olan 995, 1235, 1930, 2089, 2176, 2585, 3034, 2363, 2579, 2535 ve 2568 parsel sayılı taşınmazların İpsala Sulh Hukuk Mahkemesi Satış Memurluğunun 2007/3 satış sayılı dosyası üzerinden satışının yapıldığını, 949 ve 1000 parsel sayılı taşınmazların ise satılmayıp hala paydaş olduklarını, davalının taşınmazları tek başına kullandığını belirterek,
995, 1235, 1930, 2089, 2176, 2585, 3034, 2363, 2579, 2535, 2568 parsel sayılı taşınmazlara yönelik 2005-2006-2007 yılları için, 949 ve 1000 parsel sayılı taşınmazlara yönelik ise 2005 ila 2009 dönemi için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 03.06.2013 tarihinde talebini 2.937 TL olarak güncellemiştir.
Davalı vekili, intifadan men koşulunun oluşmadığını ve davalının tek başına kullandığı iddiasının doğru olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, paydaşlar arasında ecrimisil isteğine ilişkindir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve ilâmda belirlenip dayanılan gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıda belirtilen hususlar dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Dava dilekçesindeki talebe göre, kısmen kabul kararı verildiği halde mahkemece “davacının davasının kabulüne” şeklinde hüküm kurulması doğru değildir.
3.Davalının 949 ve 1000 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarına gelince, tüm dosya kapsamına ve özellikle davacı tanığı olarak dinlenen ... ve ...’nun beyanlarına göre, dava konusu 949 ve 1000 parsel sayılı taşınmazların talep döneminde davalı tarafından kullanıldığı ispat edilemediğinden bu taşınmazlara yönelik davanın reddi gerekirken, Mahkemece yanılgılı değerlendirme ile kabul kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/12716, K. 2020/2122, 4 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama