KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/13018 E., 2018/18391 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
583 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili; vekil edeninin 128 ada 8 parseli 27.4.2011 tarihinde ... isimli kişiden halihazırdaki ev ve ahır ile birlikte satın aldığını, DSİ tarafından baraj yapılacağından bahisle vekil edenine ait 128 ada 8 parsel ile davalıya ait 128 ada 9 parselin kamulaştırıldığım,128 ada 9 parselin bedel tespiti dosyasının keşfinde davaya konu binanın 128 ada 8 ve 9 parselin ortak alanında bulunduğunun tespit edildiği,davalılar vekilinin de bu binanın davalılara ait olduğu iddiasında bulunduğunu, bedel tespiti davası sona ermesine rağmen bina bedelinin depo edilip mülkiyet ihtilafı çıktığında bina malikine ödenmesine karar verildiğini belirterek bir kısmı davalıya ait 128 ada 9 parselde kalan binanın mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, özetle davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece; davanın kabulü ile ile 128 ada 8 ve 9 parsellerin sınırlarında kalan 31.876,46 TL'lik bedeli üçer aylık vadeli hesapta nemalandırmak üzere depo edilen binanın mülkiyetinin davacı ...'ye ait olduğunun tespitine, karar verilmesi üzerine; karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek davanın kabulüne karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 Sayılı TMK mad. 684/). Arazi ürerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK mad. 718).
22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muıhdesattan bir arazi üzerinde yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, sahibine arazi mülkiyetinden ayrı, bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Muhdesat sahibinin hakkı, sadece şahsi bir haktır (TMK mad. 722, 724 ve 729).
Taşınmaz üzerindeki bina ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına mülkiyetinin aidiyetinin tespiti istenemez.
Ne var ki; çoğun içinde azda vardır kuralı gereğince, muhdesatın mülkiyetinin aidiyetinin tespiti isteğinin, muhdesatın tespitini de kapsadığı kabul edilmelidir. Muhdesatın mülkiyetinin aidiyeti isteğiyle açılan bu tür davalarda, güncel hukuki yararın mevcut olması ve iddianın kanıtlanması durumunda muhdesatın tespitine karar verilmesi gerekir.
Somut olayda; dosyanın içeriğine, toplanan delillere, tanık beyanlarına göre dava konusu 128 ada 8 ve 9 parsellerin sınırlarında kalan binanın davacı ...'ye ait olduğu sabit olmuştur. Mahkemece muhdesatın davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken, muhdesatın mülkiyetinin davacıya aidiyetine karar verilmesi doğru değilse de, bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden, kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/13018, K. 2018/18391, 8 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama