İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/13489 K.2021/2493

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Batman 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.07.2017 tarihli ve 2014/131 Esas, 2017/306 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı vekili…

Esas2018/13489Karar2021/2493Tarih18 Mart 2021Okuma5 dk · 1.013 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2018/13489 E., 2021/2493 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Mart 2021
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Dava türü
Elatmanın Önlenmesi
Mahkemesi
Batman 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.013 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Batman 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.07.2017 tarihli ve 2014/131 Esas, 2017/306 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davalılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili, müvekkiline ait 2, 17, 18 bağımsız bölüm numaralı taşınmazlara davalıların hiç bir hakları bulunmadığı halde elattıklarını, hak iddia ederek kullanmaya başladıklarını öne sürerek elatmanın önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekili, müvekkillerinden ...'ın 1. kat 3 nolu dairenin, Hasan'ın 5. kat 2 nolu dairenin, ...'ın ise 5. kat 1 nolu dairenin müteahhit ile yapılan sözleşme uyarınca malikleri olduklarını, dava dilekçesinde yer alan zemin kat ve teras katların müvekkilleri ile ilgisinin olmadığını, müvekkillerinin yaklaşık 4 senedir kendilerine ait bağımsız bölümlerde oturduklarını, abonelikleri yaptırdıklarını, müteahhit tarafından yerine getirilmeyen bir çok eksiği kendi aralarında tamamladıklarını, davacının satın alma işleminin muvazaalı olduğunu, satın aldığını iddia ettiği taşınmazın görülmeden, irdelenmeden hakimiyet alanına geçirilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu açıklayarak davanın öncelikle husumetten, olmadığı takdirde esastan reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bilirkişi raporları çerçevesinde dava konusu 15888 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın fiili bağımsız bölüm dağılımı ile binanın onaylı mimari projesinin birbiriyle uyumlu bulunmadığı, bağımsız bölümlerin numaralandırmasının fiiliyatta manuel olarak gerçekleştirildiği ve mimari projeden farklı olduğu, halihazırdaki bağımsız bölüm numaralarının kontrol ve denetiminin mümkün bulunmadığı; davacı tarafın el atmanın vaki olduğunu iddia ettiği 2, 17 ve 18 nolu bağımsız bölümlerin de bu çerçevede proje ile karşılaştırılarak tam olarak tespit edilemediği, davacı tarafça dava konusu ve haksız el atma olgusunun usulüne uygun şekilde ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hükme yönelik davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu taşınmaz üzerinde kat irtifakı tesis edilmiş halde bulunan binanın, projesine aykırı olarak yapıldığı ve binanın, bu haliyle imar mevzuatı gereğince kaçak yapı niteliğinde bulunduğu, projesine aykırı yapılan binada kat irtifakı tesis edilen bağımsız bölümlerden daha fazla bağımsız bölüm bulunduğu,

gerek mahkemece yapılan keşifte ve gerekse 3091 sayılı Yasa hükümleri gereğince yapılan idari tahkikatta tespit edildiği üzere binada bulunan ve 2, 17 ve 18 numaraları üzerinden numaralandırılan bağımsız bölümlerde davalıların oturmakta oldukları, 18 nolu dairenin davalı ... isimli kişiden kiralanmak suretiyle davalı ... tarafından kullanılmakta olduğu, 17 nolu dairenin ...'dan satın alındığından bahisle davalı ... tarafından kullanılmakta olduğu, 2 no'lu dairenin ise davalı ... tarafından kullanılmakta olduğu, davalıların dava konusu taşınmazda mülkiyetten kaynaklı herhangi bir haklarının bulunmadığı,

davalıların dayandığı harici satış sözleşmelerine satıcı olarak imza koyan kişilerin de mülkiyetten kaynaklı herhangi bir haklarının bulunmadığı, binayı yapan müteahhitin, arsa sahibi ile yaptıkları sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirmesi durumunda, müteahhitten bağımsız bölüm alan kişilerin, harici sözleşmeden doğan kişisel hakkını arsa sahibine ya da onun haleflerine karşı ileri sürebileceği, ne var ki, buna yönelik her hangi bir savunmada bulunulmadığı,

bir başka ifadeyle, davalılarca, ikamet ettikleri dairelerin müteahhide düştüğü ve müteahhidin de edimini yerine getirmiş olduğundan dolayı bağımsız bölümlerin mülkiyet hakkını istemek hususunda şahsi hak sahibi oldukları yönünde her hangi bir savunmada bulunarak ispatta bulunulmadığı karşısında, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde, somut olayı uygun düşmeyen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş olmasının doğru olmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile,

İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak 15888 parsel sayılı taşınmazda bulunan 4. kat 18 no'lu bağımsız bölüme yönelik davalılar ... ve ... tarafından vuku bulan müdahalenin menine, 4. kat 17 no'lu bağımsız bölüme yönelik davalı ... tarafından vuku bulan müdahalenin menine, zemin kat 2 no'lu bağımsız bölüme yönelik davalı ... tarafından vuku bulan müdahalenin menine karar verilmiş; hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir. Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmaya elverişli olduğu söylenemez.

Şöyle ki, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre; kat irtifakı kurulu arsa niteliğindeki ana taşınmaz üzerinde yer alan zemin kat 2 nolu, teras kat 17 ve 18 numaralı bağımsız bölümlerin davacı adına kayıtlı olduğu, davalıların ana taşınmaz ve üzerinde yer alan bağımsız bölümlerde mülkiyetten, kayıttan kaynaklanan herhangi bir haklarının bulunmadığı, onaylı mimari projelere göre dava konusu bağımsız bölümlerin yer aldığı binanın bodrum, zemin, 3 normal kat ve teras kat olmak üzere toplamda 6 katlı olduğu,

bodrum katta otopark, sığınak ve kapıcı dairesi, zemin kat ve üç normal katta 4’er dairenin, teras katında ise iki adet dairenin bulunduğu, bağımsız bölüm dağılımına göre 2 numaralı bağımsız bölümün zemin katta, 17 ve 18 numaralı bağımsız bölümlerin ise teras katta yer aldığı, ancak binanın fiilen zemin kat, 5 normal kat ve teras kat olmak üzere 7 katlı olduğu, proje ve ruhsata göre iki katın fazladan yapıldığı, projeye aykırı olarak bodrum katın bulunmadığını, zemin katta projesindeki gibi 4 dairenin bulunduğu, teras katın ise fiilen normal kat gibi 4 daire üzerinde yapıldığı, üzerine iki kat daha çıkıldığı,

dava konusu bağımsız bölümlerin bulunduğu binanın projeye aykırı inşa edildiği, mimari proje ile fiili durumun birbiriyle örtüşmediği sabittir.

Bu durumda, mahallinde yeniden uzman bilirkişi heyetiyle keşif yapılarak mimari projenin yerinde uygulanması, projeye aykırılıkların hangi bağımsız bölümlerde meydana geldiğinin, davacının tapu kaydında malik göründüğü dava konusu 2, 17, 18 nolu bağımsız bölümlerin fiili duruma göre binanın hangi bağımsız bölümlerine denk geldiği ve bu bağımsız bölümlerin kimler tarafından kullanıldığının, bunun yanısıra binanın tüm bağımsız bölümlerinin hali hazırdaki fiili kullanım durumunun tapu kayıtları ile karşılaştırılmak sureti ile denetime elverişli olacak şekilde tespit edilip oluşacak sonucu göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Kabule göre de, dava konusu 17 nolu bağımsız bölüme ilişkin olarak davada taraf olarak yer almayan ... aleyhine hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HMK'nin 373/2. maddesi gereğince dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine, karardan bir suretin de İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 18.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/13489, K. 2021/2493, 18 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/13489
Karar No
2021/2493
Tarih
18 Mart 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2018/13490 K.2021/3482
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2018/13492 K.2021/3480
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2018/13496 K.2021/3543
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2018/13499 K.2021/4934
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2018/13500 K.2021/3476
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2018/13501 K.2021/4932

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.