KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/13655 E., 2020/5496 K.·İlk Derece
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2020
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- Asıl Dava: Ecrimisil Alacağı
- Birleşen Dava
- Elatmanın Önlenmesi
- Mahkemesi
- Bakırköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
659 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Bakırköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin, 06.02.2018 tarihli ve 2017/195 Esas, 2018/50 Karar sayılı kararıyla asıl davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenilmiştir.
Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 29.09.2020 günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı ... geldi. Karşı taraftan davacı vekili Av. ... geldi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Asıl davada davacı vekili, vekil edeninin dava konusu 2, 6 ve 8 numaralı bağımsız bölümleri 18.02.2016 tarihinde satın aldığını ancak davalı tarafından kendisine teslim edilmediğini, haksız eyleme devam eden davalı aleyhine ecrimisil alacaklarının tahsili için Bakırköy 11.İcra Müdürlüğünün 2017/3532 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının taşınmazları kullanmasının hiçbir haklı sebebe dayanmadığını açıklayarak,
davalının Bakırköy 11.İcra Müdürlüğünün 2017/3532 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötüniyetli itiraz nedeniyle alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzeri icra inkar tazminatına hükmedilmesine, birleşen davada ise davalının 8 numaralı bağımsız bölüme haksız elatmasının önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, vekil edeni ile davacının babası dava dışı ...’nun aralarında anlaşarak bir borç ilişkisine girdiklerini, bu anlaşmaya göre vekil edeni ...’in almış olduğu borç neticesinde davaya konu 2, 6 ve 8 numaralı bağımsız bölümleri teminat olarak davacı ... Güroğluna’a devrettiğini, söz konusu borç ilişkisi bittiğinde ise davaya konu gayrimenkullerin vekil edenine iadesi konusunda tarafların anlaştığını, ancak, verilen borç paraya bilinçli olarak aşırı miktarda faiz uygulanması nedeniyle anlaşma sağlanamadığını, satışların gerçek bir satış olmayıp teminat amaçlı olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, asıl dava yönünden talebin kısmen kabulüne ve kısmen reddine, birleşen dava yönünden ise talebin kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi tarafından başvurunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl dava, ecrimisil alacağına ilişkin olup, birleşen dava ise elatmanın önlenmesi talebine yöneliktir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesinin 1. fıkrasında, hakiminin; tarafların talep sonuçları ile bağlı olduğu belirtildikten sonra, bu talepten fazlasına veya başkasına karar veremeyeceği hükme bağlanmıştır.
İlk Derece Mahkemesinin, 19.09.2017 tarihli duruşmada yapmış olduğu incelemeye göre; davacı taraf, Bakırköy 11. İcra Müdürlüğünün 2017/3532 Esas sayılı dosyası ile, dava konusu taşınmazlar için, 18.02.2016 ila 13.02.2017 dönemlerini kapsayacak şekilde ecrimisil alacağı talebinde bulunmuş olup, borçlu tarafın borca itirazı nedeniyle 21.04.2017 tarihinde incelemeye konu itirazın iptali davası açılmıştır.
Eldeki davanın itirazın iptali davası olması ve icra takibinde de 18.02.2016 ila 13.02.2017 dönemlerini kapsayacak şekilde ecrimisil alacağı talebinde bulunmuş olması nedeniyle, Mahkemece bu döneme ilişkin alacak hesabı yaptırılmak suretiyle hesaplanacak miktar üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken, davacının talebini aşacak şekilde, 18.02.2016 ila eldeki dava tarihi olan 21.04.2017 tarihleri arasını kapsayacak şekilde alacak hesabı yaptırılması ve bu miktar üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/13655, K. 2020/5496, 29 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama