KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/14320 E., 2020/3580 K.·İlk Derece
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2020
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Dava türü
- İstihkak
- Mahkemesi
- Aydın 1. İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Aydın İcra Hukuk Mahkemesi hükmüne karşı, davacı üçüncü kişi vekili, davalı alacaklı vekili ve davalı borçlu vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması sonunda İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez davacı üçüncü kişi vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanuna paralel olarak, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun temyiz ve karar düzeltmeye ilişkin hükümlerinde değişiklik yaparak istinaf ve temyiz ile ilgili hükümleri yeniden düzenleyen 18.03.2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanun ile İcra İflas Kanunu'na eklenen geçici 7.maddeye göre, 5311 sayılı Kanun hükümleri Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra verilen kararlar hakkında uygulanır.
02.03.2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanun’un 25. maddesi ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 364/1. maddesine göre bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen ve miktar ve değeri Onbin Türk Lirası'nı geçen nihai kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilir.
Bu hükümde öngörülen kesinlik sınırı, 02.12.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen Ek madde 1 uyarınca, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesine göre her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılacak olup, 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile kırk bin Türk Lirası’na, 20.02.2019 tarihli ve 7165 Sayılı Kanun'un 1. maddesi ile de 28/02/2019 tarihinden itibaren elli sekiz bin sekiz yüz Türk Lirası’na çıkarılmıştır.
Somut olayda, asıl davanın konusu 28.08.2015 tarihli haciz, birleşen davanın konusu ise 28.09.2015 tarihli haciz olup, hem asıl hem de birleşen davaya konu hacizde uyuşmazlık konusu mahcuzların değeri Bölge Adliye Mahkemesinin 06.06.2018 karar tarihine göre yukarıda belirtilen kesinlik sınırını geçmediği anlaşıldığından, anılan Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti yoktur.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/14320, K. 2020/3580, 17 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama