İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/14338 K.2020/4336

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Ankara 9. İcra Hukuk Mahkemesinin 12.10.2017 tarihli ve 2017/197 Esas, 2017/690 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı üçüncü kişi…

Esas2018/14338Karar2020/4336Tarih1 Temmuz 2020Okuma5 dk · 1.034 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2018/14338 E., 2020/4336 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Temmuz 2020
Dava türü
İstihkak
Mahkemesi
Ankara 9. İcra Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.034 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Ankara 9. İcra Hukuk Mahkemesinin 12.10.2017 tarihli ve 2017/197 Esas, 2017/690 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı üçüncü kişi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı üçüncü kişi vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı üçüncü kişi vekili, müvekkili şirkete ait adreste haciz uygulandığını, borçlunun haciz mahallindeki adresten mahkeme ilamı ile tahliye edildiğini, ... ... olarak anılan restoranın 1998 senesinde mal sahibi ... tarafından kurulduğunu ve kira mukavelesinde mülkiyet ve isim hakkının kiralayana ait olduğu belirtilerek isim hakkının mal sahibince saklı tutulduğunu, borçlu şirketin ticaret sicilinde "... ... Turizm Gıda Ltd.

Şti." olarak isminin geçmesinin ... ... unvanlı restoran üzerinde ne mülkiyet ne de fiilen tasarruf hakkı olduğunu göstermeyeceğini, hacze konu malların anılan adreste müvekkilinin işe başlamasından itibaren müvekkili şirketçe satın alınan mallar olduğunu, kaldı ki fatura olmasa bile mecurun içerisindeki malların mecurun sahibine ait olduğunu, bu doğrultuda mahcuz malların bir kısmının ikinci el olarak hurdadan temin edildiğini, bir kısmının ise işletme içerisinde bulunan mal sahibine ait mallar olduğunu belirterek, istihkak iddialarının kabulüne ve davalı alacaklı aleyhine tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı alacaklı vekili, borçluya ait tebligat adresinde tabela olarak halen "... ..." adının yer aldığını, buna ek olarak adreste yapılan araştırma sonucu "... ..." adına düzenlenmiş 2 adet tahsilat makbuzu bulunduğunu ve bunların tarihlerinin 12.12.2016 olduğunu ve yine adreste "... ... Et ve Balık Restoranı" adına zarf bulunduğunu, borçlu şirket ile istihkak iddiasında bulunan şirketin aynı faaliyet grubunda çalıştığını bildirerek davanın reddini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, haciz mahallinde davalı borçlu adına düzenlenmiş 12.12.2016 tarihli tahsilat makbuzları, davalı borçlu şirkete ait zarf ele geçirildiği, haciz tarihinde işyerinde halen "... ..." tabelasının asılı olduğu, davalı borçlu şirketin sicilde kayıtlı adresinin halen haciz adresi olduğu, davacı üçüncü kişinin sicilde kayıtlı adresinin de aynı adres olduğu, borçlu şirket ile davacının faaliyet konularının aynı olduğu, davacının istihkak iddiasının samimi bulunmadığı,

mülkiyet karinesinin aksi davacı üçüncü kişi tarafından ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı üçüncü kişi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste haciz işleminin yapıldığı, davacı üçüncü kişi şirketin iş yeri unvanı "... ..." olup, borçlu şirketin ticari unvanının da "... ... Tur. Gıda. İnş. San. Tic. Ltd.

Şti." olarak resmi kayıtlarda geçtiği, davacı üçüncü kişi şirketin borcun doğumundan ve takip tarihinden sonra kurulduğu, her iki şirketin ticaret sicil adreslerinin aynı olduğu, davalı borçlu şirketin hacze konu adresten tahliyesine yönelik dava tarihinin borcun doğumundan ve takipten sonraya ilişkin olduğu, davalı borçlu şirketin borcun doğumundan sonra haczin yapıldığı adresten tahliye edilerek noter marifeti ile anahtar tesliminin yapıldığı, üçüncü kişi şirket ile borçlu şirketin faaliyet konularının aynı olduğu,

faturanın her zaman düzenlenebilecek belgelerden olması nedeni ile tek başına istihkak iddiasını ispat etmeye yeterli olmadığı, mülkiyet karinesi borçlu dolayısı ile alacaklı lehine olup, aksinin davacı üçüncü kişi şirket tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle davacı üçüncü kişinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.

Davacı üçüncü kişi haciz uygulanan “... ...” unvanlı restoranın 1998 yılında mal sahibi ...tarafından kurulduğunu, haciz uygulanan taşınmazın mal sahibi ...tarafından müvekkili şirkete kiraya verildiğini, ancak kira sözleşmesinde isim hakkının kiralayana ait olduğu belirtilerek isim hakkının mal sahibince saklı tutulduğunu ileri sürmüş ve istinaf dilekçesine buna dair bazı belgeler eklemiştir.

Ankara 37. Noterliğinin 08.09.1998 tarih ve 21508 yevmiye sayılı Aşçı Taahhütnamesine göre, ...’un sahibi bulunduğu “... ... İçkili Müzikli Lokanta” unvanlı işyerinde aşçı bağı olarak çalışılması taahhüt edilmiştir. Yine Yenimahalle Belediyesi tarafından 12.09.2000 tarihli yazı ile haciz adresinde “... ...” isimli işyerine ilişkin işyeri açma ve çalıştırma ruhsatına dair tespitler bildirilmiştir.

Maltepe Vergi Dairesinin 27.03.2002 tarihli tutanağı ile de, mükellef ...’un başka bir adresteki faaliyetini 31.02.2002 tarihi itibariyle haciz adresine taşıdığı bildirilmiştir. Tüm bu belgelerden, haciz uygulanan restoranın 1998 yılında mal sahibi ... tarafından kurulduğu ve bu tarihten itibaren “... ...” unvanı ile kullanıldığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda haciz mahallinde bulunan “... ...” ibareli zarf ve 12.12.2016 tarihli iki adet tahsilat makbuzunun mülkiyet karinesinin borçlu lehine işletilmesi için esas alınması doğru değildir. Nitekim haciz mahallinde bulunan tahsilat makbuzu ve zarfta borçlu şirketin unvanı değil, işyerinin 1998 yılından bu yana kullandığı “... ...” unvanı bulunmaktadır.

Her ne kadar haciz uygulanan adres ödeme emrinin tebliğ edildiği adres ise de, dosya kapsamından, ödeme emrinin haciz uygulanan adreste borçluya 16.06.2014 tarihinde tebliğ edildiği, kiraya veren mal sahibi ...’un kiracı ... ... Tur. Gıda İnş. San. Tic. Ltd. Şti.ye karşı 11.09.2014 tarihinde açtığı tahliye davasında ...

16. İcra Hukuk Mahkemesinin 29.12.2014 tarihli kararı ile kiralananın tahliyesine karar verildiği, Noterden düzenlenen 10.02.2015 tarihli anahtar teslim tutanağı ile kiracı borçlu ... ... Tur. Gıda İnş. San. Tic. Ltd.

Şti. tarafından kiralananın anahtarlarının kiraya veren mal sahibi ...’a teslim edildiği, bu şekilde haciz uygulanan mahalin borçlu şirket tarafından resmi olarak tahliye edildiği, söz konusu adreste tahliye kararı ve anahtar tesliminden sonra olacak şekilde 23.02.2017 tarihinde haciz işlemi uygulandığı anlaşılmakla, haciz uygulanan adresin ödeme emrinin tebliğ edildiği adres ile aynı adres olması artık karinenin borçlu lehine değerlendirilmesi için delil olarak kabul edilemeyecektir.

Bunun yanında, haciz yapılan mahale ilişkin vergi levhası da davacı üçüncü kişi adınadır. Yine davacı üçüncü kişi haciz yapılan mahalin kendileri tarafından kullanıldığına dair dosyaya TAPDK belgesi, işyeri açma ve çalışma ruhsatı, ATO faaliyet belgesi, ödeme kaydedici cihazlara ait levha ile mal sahibi kiraya veren ... ile akdedilmiş 01.04.2015 başlangıç tarihli kira sözleşmesini sunmuştur.

Tüm bunlara göre, İİK'nin 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin üçüncü kişi yararına olduğunun kabulü ile bu yasal karinenin aksinin davalı alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir. üçüncü kişi tarafından dava açılmış olması ispat yükünü ters çevirmez. Ne var ki, davalı alacaklı tarafça dayanılan deliller ile, üçüncü.kişi lehine olan karinenin aksi ispat edilememiştir.

O halde, Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönüne alınarak, üçüncü kişinin davasının kabulü yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile davanın reddine yönelik hüküm kurulması doğru olmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda yazılı sebeplerden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nin 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nin 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, istek halinde peşin harcın iadesine, 01.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/14338, K. 2020/4336, 1 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/14338
Karar No
2020/4336
Tarih
1 Temmuz 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/14725 K.2020/4180
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/14805 K.2020/4270
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/14821 K.2020/4504
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/14846 K.2020/4348
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/14849 K.2020/4582
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/15117 K.2020/4343

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.