KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/14471 E., 2020/3457 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Haziran 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ecrimisil
Karar Metni
398 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, vekil edenine ait 465 parsel sayılı taşınmazın 2014 yılı Mayıs ayı ortalarından itibaren ... Motel İşletmesinin sahibi davalı tarafından şezlong ve şemsiye koymak suretiyle işgal edildiğini ve kazanç sağlandığını belirterek 10.000,00 TL ecrimisilin tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, taşınmazın büyük kısmının denizde kaldığını ve yol olduğunu ayrıca herkesin kullanımında olduğunu, Kaymakamlık tarafından taşınmazın etrafının çit ile çevrilmesine izin bile verilmediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 8.000,00 TL ecrimisilin 01.06.2014 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş olup; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının tam malik olduğu dava konusu 465 parselin 210 m2, avlulu kargir ev niteliğinde bulunduğu, parsel üzerinde bulunan evin yıkılmış olduğu, fen bilirkişi raporuna göre parselin güneyinin deniz, kuzeyinin ise 6880 parsel arasında imarda yürüyüş yolu olduğu belirlenmiştir. Davacıya ait taşınmazın bir kısmının davalı tarafından şezlong koyulmak suretiyle kullanıldığı anlaşıldığına göre, davalı aleyhine ecrimisil bedeline hükmedilmesi doğru ise de, Mahkemece yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulması isabetli değildir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki; fen bilirkişisi raporunda davalı tarafından şezlong koyulmak suretiyle müdahale edilen alan belirlenmemiştir. Ayrıca mülk bilirkişisi de dava konusu parselin şezlong koyularak denize girmek isteyen tatilcilere kiraya verilerek kazanç elde edilebileceğini belirterek, doğrudan bedel belirlemiştir. Raporda hesabın neye göre yapıldığı belirli olmamakla birlikte rapor denetime de müsait değildir.
O halde; Mahkemece, 1 fen, 1 inşaat ve 1 mülk bilirkişisinden oluşan kuruldan dava konusu 465 parsele davalı tarafından şezlong koyularak kullanılan alan belirlenerek, bu kısmın arsa niteliği esas alınmak suretiyle, emsal arsa kiralarına göre ne kadar kira geliri elde edilebileceği hususu değerlendirilip, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulması doğru değildir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/14471, K. 2020/3457, 15 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama