İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/14633 K.2020/2452

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece…

Esas2018/14633Karar2020/2452Tarih12 Mart 2020Okuma4 dk · 779 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2018/14633 E., 2020/2452 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Mart 2020
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Müdahalinin Önlenmesi Ve Kal
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

779 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili, dava dilekçesinde belirtilen dava konusu taşınmazın vekil edenine ait olduğunu, davalının taşınmaza kaçak ev yaparak kullandığını belirterek, elatmanın önlenmesi ile yapıların kalini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 23.02.2016 tarihli 19 nolu celsede kal talebinden vazgeçmiştir. Davalı vekili, vekil edeninin taşınmazı parselasyon yapılmadan önce arsa sahiplerinden haricen satın aldığını, iyiniyetli olarak inşaat yaptığını, inşaatın arsadan daha değerli olduğu için tescil davası açacaklarını belirterek,davanın reddini savunmuştur.

Mahkemenin 21.09.2010 tarihli kararıyla, dava konusu parselin imar uygulaması ile oluştuğu ve yapının imar uygulamasından önce yapıldığı, davacı tarafa verilen sürede yapı bedelinin yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmün, davacı vekili tarafından temyizi üzerine 1. Hukuk Dairesinin 21.06.2012 tarihli ilamıyla, imar uygulaması öncesi kadastral parselin paydaşlarından taşınmazın kullanım tarzını belirleyen harici bir taksim ya da fiili kullanım tarzı meydana getirilip getirilmediği ile harici alıma dayalı olarak yapılandırma olup olmadığının araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece 16.06.2017 tarihli kararla, taşınmazın daha önce hisse tapulu olup dava dışı hisse maliklerince davalıya haricen satıldığı,

davacının haricen alıma bağlı olarak teslim edilen yer üzerinde mevcut evi inşaa ettiği ve fiilen ikamet ettiği, bilahare imar uygulamasına bağlı olarak taşınmazın davalı adına tapusunun gerçekleştirildiği, davalının malik sıfatıyla iyi niyetli olarak mevcut binayı inşaa ettiği, binanın değerinin zemin değerinden fazla olduğu gerekçesiyle Kahramanmaraş ili Onikişubat ilçesi Barboros mahallesi 1475 ada 2 parselin davacı adına olan 1545/2400 hissesinin iptali ile davalı adına tesciline, davacı tarafın açmış olduğu meni müdahale ve kal konusuz kalmakla bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

depo edilen bedelin davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, elatmanın önlenmesi ve kal isteğine ilişkindir.

1. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelemesinde;

4721 sayılı TMK'nin 724. maddesine göre, yapının değeri açıkça arazinin değerinden fazlaysa, iyiniyetli taraf uygun bir bedel karşılığında yapının ve arazinin tamamının veya yeterli kısmının mülkiyetinin malzeme sahibine verilmesinin isteyebilir. Bilindiği üzere, haksız inşaattan (TMK mad.724) kaynaklanan temliken tescil isteklerinin müstakil davaya konu olacağı sabit iken taşkın inşaat nedeniyle temliken tescil isteklerinin (TMK mad.725) savunma yoluyla da ileri sürülebileceği gerek yargısal uygulamada, gerekse öğretide benimsenen kuraldır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesinin 1.fıkrasında, hakimin; tarafların talep sonuçları ile bağlı olduğu belirtildikten sonra, bu talepten fazlasına veya başkasına karar veremeyeceği hükme bağlanmıştır. Açılan bir davada hakim istenilenden fazlasına veya başka bir şeye hükmedemez.

Somut olayımızda, davalı cevap dilekçesinde “inşaat arsadan daha değerli olduğu için tescil davası açacaklarını” belirtmiştir. Ancak davalı tarafından usulüne uygun olarak harcı yatırılan açılmış bir temliken tescil davası bulunmamaktadır. Ayrıca 21.09.2010 tarihli ilk kararla davanın reddine karar verilmiş, davacının temyizi üzerine müdahalenin önlenmesi ve kal talepleri yönünden karar eksik araştırma nedeniyle bozulmuş, bozmaya uyularak yargılamaya devam edilmiştir. Buna karşın Mahkemece kendiliğinden, HMK’nin 26. maddesi hükmüne aykırı olarak, davalı tarafın cevap dilekçesindeki açıklamasının TMK’nin 729. maddesi uyarınca davacı aleyhine ileri sürülmüş bir temliken tescil isteği olduğu düşüncesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Ayrıca, bozma ilamı gereğince, davalı tarafından harici satın aldığına dair arsa alım senetleri ve noter satış satış vaadi sözleşmesi ve belgelerin sunulmadığı, dosya kapsamına sunulan satış vaadi sözleşmesinin tarafı olmadığı, imar uygulaması öncesi kadastral parselin paydaşlarından taşınmazın kullanım tarzını belirleyen harici bir taksim ya da fiili kullanım tarzı meydana getirildiği ve harici alıma dayalı olarak yapının yapıldığının dosya kapsamındaki mevcut delil itibariyle somut inandırıcı delillerle ispatlanamadığı anlaşılmaktadır.

O halde, Mahkemece, davacı vekilinin 23.02.2016 tarihli 19 nolu celsede kal talebinden vazgeçtiği de göz önünde bulundurularak, yapının dava konusu taşınmaz içinde kaldığı sabit olduğundan davacının sadece mülkiyetten kaynaklanan müdahalenin önlenmesi talebinin kabulü karar verilmesi gerekir.

2. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelemesine gelince; Davalı vekiline gerekçeli kararın 25.06.2018 tarihinde; davacı vekilinin temyiz dilekçesinin ise 12.06.2018 tarihinde tebliğ edildiği, yasal 15 günlük temyiz süresi ve 10 günlük katılma yoluyla temyiz süresi geçirildikten sonra, davalı vekili tarafından 11.07.2018 tarihinde temyiz dilekçesinin UYAP'tan gönderildiği, temyiz yoluna başvurma ve karar harcının 06.09.2018 tarihinde yatırıldığı görülmekle, temyiz dilekçesinin süresinde olmadığı anlaşıldığından reddi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı vekilinin temyiz itirazları yukarıda (1) nolu bentte gösterilen sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte gösterilen sebeplerle reddine, HUMK'un 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 178,10 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 677,41 TL'nin temyiz eden davalılardan alınmasına ve peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 12.03.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/14633, K. 2020/2452, 12 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/14633
Karar No
2020/2452
Tarih
12 Mart 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/14636 K.2020/2271
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/14767 K.2020/2316
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/14773 K.2020/2458
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/14839 K.2020/2129
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/14854 K.2020/2191
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/14881 K.2020/2192

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.