KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/15016 E., 2020/5678 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Elatmanın Önlenmesi
Karar Metni
554 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün asıl ve birleşen davada davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili; asıl davada, dava konusu 2 nolu bağımsız bölümün davalı ... tarafından rıza dışı kullanıldığından bahisle müdahalesinin men’ini talep etmiştir. Birleşen davada ise, dava konusu bağımsız bölümün davalı ... tarafından rıza dışı kullanıldığından bahisle müdahalesinin men’ini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; ilk kararda davanın kabulüne, davalılar ... ve ...’nin dava konusu ...’a ait 2 nolu bağımsız bölüme müdahalelerinin men’ine karar verilmiş olup Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 19.06.2017 tarihli 2014/22215 Esas ve 2017/3621 Karar sayılı ilamı ile dava değeri üzerinden peşin harcın alınması gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda asıl davanın kabulüne davalı ...’nin davacı ...’a ait 2 nolu bağımsız bölüme müdahalesinin men’ine, birleşen davanın kabulüne davalı ...’nin davacı ...’a ait 2 nolu bağımsız bölüme müdahalesinin men’ine karar verilmiştir. Hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl ve birleşen davalar; elatmanın önlenmesi talebine ilişkindir.
1. Dosya muhtevası, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilamında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davalılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı tarafından davalı ...’ye 29.11.2012 tarihinde dava konusu 2 nolu bağımsız bölüme ilişkin elatmanın önlenmesi davası açılmış olup yapılan keşif ve dinlenen tanık beyanları sonrasında dava konusu taşınmazın ... ile ... tarafından ortak olarak kullanıldığı tespit edilmiş ve davacı vekili tarafından 08.05.2014 tarihinde ...
3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/230 E. ve 2014/150 K. sayılı dosyası ile ...’ye karşı aynı dava konusu taşınmaza ilişkin elatmanın önlenmesi davası açılmıştır. ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesince ön inceleme tensip tutanağı ile ...’ye karşı açılan 2014/230 E. ve 2014 150 K. sayılı dosyanın asıl dava olan ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/662 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
Görüldüğü üzere; asıl ve birleştirilen dava dosyaları aynı hukuki nedene dayandığından, aynı dava konusu taşınmaza ilişkin olduğundan ve dava konusu taşınmaz asıl ve birleşen davada davalılar tarafından ortak kullanıldığından davalılar aleyhine tek bir vekalet ücreti verilmesi gerekirken ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden temyiz edilen hükmün HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/15016, K. 2020/5678, 1 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama