İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/15943 K.2020/4224

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Esas2018/15943Karar2020/4224Tarih30 Haziran 2020Okuma5 dk · 964 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2018/15943 E., 2020/4224 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Haziran 2020
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

964 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı-karşı davalı vekili, vekil edeni ve davalının dava konusu 2740 ada 7 parsel sayılı taşınmazda pay sahibi olduklarını, taşınmaz üzerindeki 4 katlı binada bulunan 2 nolu daireyi davalının kiraya verdiğini, kiracının bir süre sonra yeri tahliye ettiğini, sonrasında ise vekil edeninin dava konusu yerde ikamet etmeye başladığını, ancak davalının Kaymakamlık makamından men kararı aldığını belirterek, vekil edeninin 2 numaralı dairede üstün hak sahibi olması sebebi ile davalının dava konusu daireye yaptığı el atmanın önlenmesine karar verilmesini istemiş, karşı davanın ise reddini savunmuştur.

Davalı-karşı davacı vekili, dava konusu taşınmazda rızai taksim yapıldığını, dava konusu dairenin vekil edenine ait olduğunu, karşı davalının dava konusu taşınmazda 2,97 m2'lik yer aldığını, bu hissesinin karşılığının da dava konusu daire olamayacağını, karşı davalının dava konusu daireyi haksız olarak işgal ettiğini, dava konusu daireyi kiraya verememekten dolayı 4 aylık kira geliri kaybı olduğunu belirterek, karşı davalının dava konusu yere yaptığı müdahalenin men'ine, 1.400 TL ecrimisil bedelinin el koyma tarihi olan 08/07/2014 tarihinden geçerli olmak üzere yasal faizi ile karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, asıl davanın ise reddini savunmuştur.

Mahkemece, davacı ... tarafından davalı ... hakkında açılan davanın reddine, karşı dava açısından davalı-karşı davacı ... tarafından davacı-karşı davalı ... hakkında açılan müdahalenin önlenmesi davasının kabulüne, ...'in 2 nolu dairedeki müdahalesinin önlenmesine, karşı dava açısından davalı-karşı davacı ... tarafından davacı - karşı davalı ... hakkında açılan ecrimisil davasının kısmen kabulüne, 411,72 TL ecrimisil bedelinin ...' den alınarak, ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

Asıl ve karşı dava, paydaşlar arası elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.

Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 2740 ada 7 parsel sayılı taşınmazın dört katlı kargir apartman ve arsası niteliğinde tapuda kayıtlı olduğu, davacı/karşı davalı ...'in 1/72 payını 02.04.2014 tarihli satış işlemi ile davalı/karşı davacı ... Ocak'ın ise 1/9 payını 08.11.2010 tarihli satış/birleştirme işlemi ile edindiği, taşınmazda dava dışı maliklerin olduğu ve kat mülkiyeti/kat irtifakının kurulu olmadığı, Mahkemece yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporuna göre, dava konusu taşınmaz üzerinde zemin ve 3 normal kattan oluşan bina olduğunun ve dava konusu dairenin zemin katta yer alan 2 numaralı daire olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır.

Hemen belirtilmelidir ki, davaya konu taşınmazda taraflar paydaştırlar. Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenmesini ve/veya ecrimisil isteyebilir. Hatta elbirliği mülkiyetinde dahi paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine elatmanın önlenmesi davası açabilir.

Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı ya da kullanabileceği bir kısım yer varsa açacağı elatmanın önlenmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre, payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu elatmanın önlenmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.

Bilindiği üzere 4721 s. Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 237., Tapu Kanunu'nun 26. maddeleri hilafına tapulu taşınmazlarda harici veya fiili taksim ile payların mülkiyeti ana taşınmazdan ayrılamaz. Ne var ki, taşınmazın kullanma biçimi tüm paydaşlar arasında varılan bir anlaşma ile belirlenmiş ya da fiili bir kullanma biçimi oluşmuş, uzun süre paydaşlar bu durumu benimsemişlerse kayıtta paylı, eylemsel olarak (fiilen) bağımsız bu oluşumun tapuda yapılacak resmi taksime veya ortaklığın satış suretiyle giderilmesine yahut o yerde bir imar uygulaması yapılmasına kadar korunması, "ahde vefa" kuralının yanında TMK'nin 2. maddesinde düzenlenen iyi niyet kuralının da bir gereğidir. Aksi halde, pek çok kimse zarar görecek toplum düzeni ve barışı bozulacaktır.

O halde, paydaşlar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davalarında öncelikle tüm paydaşları bağlayan harici bir taksim sözleşmesi ve özel bir parselasyon planının olup olmadığı veya fiili kullanma biçiminin oluşup oluşmadığı üzerinde özenle durulmalı, varsa çekişmeli yerin kimin kullanımına terk edildiği saptanmalı, harici veya fiili taksim yoksa uyuşmazlık yukarıda değinildiği gibi, TMK'nin müşterek mülkiyet hükümlerine göre çözümlenmelidir.

Açıklanan hukuki olgular ışığı altında somut olaya gelince. Mahkemece, hükme yeterli bir araştırma ve inceleme yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur.

Şöyle ki, her ne kadar Mahkemece,taşınmaz üzerindeki binanın inşaatı yapanlar tarafından daireler şeklinde paylaşıldığı, paylaşıldığı tarihten bu yana kullanıldığı, davalı/karşı davacının 2 numaralı daireyi hak sahibi olan kişilerden satın almak sureti ile mülk edindiği gerekçesi ile karşı davanınkabulüne karar verilmiş ise de, dava dosyası içerisinde yer alan 08/11/2010 tarihli adi yazılı belge incelendiğinde, (taksime ilişkin) belgenin yazıldığı tarihte tapuda malik olarak görünen tüm şahısların tümünün isminin (Meral Beton, İlyas Yavıç) sözleşmede yazılı olmadığı başka bir anlatımla,

taşınmazın tüm maliklerinin katılımı ile yapılan bir taksim sözleşmesi olmadığı, bir kısım maliklerin ise belgede isimleri yazılı olduğu halde imzalarının olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalı/karşı davacının iddia ettiği gibi taşınmazın kullanımına ilişkin bir taksimin olmadığı ortadadır.

O halde, az yukarıda da belirtildiği üzere uyuşmazlığın TMK'nin müşterek mülkiyet hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmekte olup, Mahkemece yapılacak iş, dava konsu taşınmazın bulunduğu yerde, uzman bilirkişiler aracılığı ile gerekir ise yeniden keşif yapılarak, keşif mahalinde tanıkların dinlenilmesi davacı-karşı davalının payına karşılık taşınmazda kullandığı veya kullanabileceği yer bulunup bulunmadığının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde saptanarak davacının kullandığı bir yer varsa davanın reddedilmesi, yoksa varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi olmalıdır.

Tüm bu hususlar değerlendirilmeden, eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmiş olması yanlış olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalı-karşı davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine 30.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/15943, K. 2020/4224, 30 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/15943
Karar No
2020/4224
Tarih
30 Haziran 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/15971 K.2020/4604
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/15972 K.2020/4599
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/15974 K.2020/4603
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/15976 K.2020/4269
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/16106 K.2020/4530
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/16126 K.2020/4523

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.