İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/16296 K.2021/1911

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Uşak 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.11.2017 tarihli ve 2016/489 Esas, 2017/523 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalı vekili…

Esas2018/16296Karar2021/1911Tarih4 Mart 2021Okuma5 dk · 1.012 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2018/16296 E., 2021/1911 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Mart 2021
Dava türü
Muhdesatın Tespiti
Mahkemesi
Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.012 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Uşak 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.11.2017 tarihli ve 2016/489 Esas, 2017/523 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili, 125 ada 3 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki iki katlı binanın müvekkiline ait olduğunun tespiti ile bu hususun tapunun beyanlar hanesine şerh verilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, dava konusu binanın temel, birinci kat, ikinci kat ve çatı katı ile üstünün örtülmesi yani kaba inşaatının parasının müvekkilince ödendiğini, binanın kaba inşaatı tamamlandıktan sonra 1. katın içinin müvekkili tarafından yaptırılıp ikamet edilmeye başlandığını, ikinci katın içinin ise davacı tarafından yapıldığını, çatı katının ince işlerini ise tarafların ortak olarak yaptığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 16.11.2017 tarihli ve 2016/489 Esas, 2017/523 Karar sayılı kararı ile davacı tanıklarının beyanlarının birbiri ile örtüşür mahiyette olduğu, bütünlük arzettiği, tanık beyanlarından, davacının evin yapımı sırasında genel olarak yurt dışında ikamet ettiği, malzemelerin alınması, işçilik ve dava konusu taşınmazın tüm iç ve dış yapımı için gereken parayı yurtdışından gönderdiği, davalının ise evin yapımı sırasında işçilerin başında durduğu, onlara emir ve talimat ile yükümlü olduğu, işçilik ve inşaat parasının kardeşi tarafından kendisine yurt dışından gönderildiği,

bu paranın davalı tarafça ve Yılmaz ismindeki bir kişi tarafından işçilere ve inşaat malzemesi satan kişilere ödendiği sonucunun hasıl olduğu, gerekçesi ile dava konusu taşınmaz üzerinde yer alan zemin kat, birinci kat ve ikinci kattan ibaret betonarme binanın davacı tarafından yapıldığının tespitine, aidiyetin tespiti ile binanın tapunun beyanlar hanesine davacı adına tescili talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 10.10.2018 tarihli ve 2018/295 Esas, 2018/588 Karar sayılı kararı ile, davacı ve davalının kardeş olup dava konusu muhdesatın üzerinde bulunduğu taşınmazın eşit paylarla adlarına kayıtlı olduğu, dava konusu muhdesatın yapıldığı tarihlerde davacının yurtdışında işçi olarak bulunduğu ve ağırlık kazanan beyanlara göre muhdesatın yapım masraflarının davacı tarafından karşılandığı, davalının inşaatla ilgilenmekle birlikte davacının temsilcisi olarak hareket ettiğinin kabulünün gerektiği gerekçesi ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.

Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 sayılı HMK mad. 106/2) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir.

Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararının bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re'sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK mad. 114/1-h, 115).

Öğretide ve Yargıtay'ın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir .

Bununla birlikte 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 19/II. maddesi, muhdesatın tespiti davasının yukarıda açıklanan hukuki yarar şartı olmaksızın görülebilmesine izin veren özel yasal düzenleme getirmiştir. Anılan kanun maddesinde, taşınmaz mal üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlardan birine ait muhdesat mevcut ise bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterilebileceği belirtilmiştir.

Kadastro Kanunu, kadastro bölge ve çalışma alanlarında üzerinde çalışma yapılan taşınmazlara uygulanan özel nitelikli bir kanundur. 33. maddesinde, Kadastro Kanunu'nun uygulandığı alanların dışında da uygulanabilecek genel nitelikli maddelere yer verilmiştir. 19. madde, genel nitelikli maddeler arasında sayılmamıştır. Buna göre ancak, aynı kanunun 12/3. maddesi gereğince, on yıllık hak düşürücü süre içinde kadastrodan önceki nedenlere dayanılarak genel mahkemelerde açılan davalara 19. madde uygulanır ve iddianın kanıtlanması halinde muhdesatın mülkiyetinin arz malikinden başkasına aidiyeti ile tapunun beyanlar hanesine tesciline karar verilebilir.

Tüm bunlardan ayrı olarak, muhdesatın tespitine ilişkin davalarda Mahkemece araştırılması gereken husus; muhdesatın kim tarafından, hangi gelirlerle, kimin adına ve hesabına, ne zaman ve ne şekilde yaptırıldığı olup, bu hususların duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti gerekir.

Somut olaya gelince.

Mahkemece davacı tanıklarının beyanlarına üstünlük tanınarak kabul kararı verilmiş ise de; müşterek tanıklardan ...’ün dava konusu muhdesatın yapımı esnasında usta olarak çalıştığını, para ihtiyacını davalı vasıtası ile yurtdışında yaşayan davacıdan talep ettiğini, inşaatın yapımı esnasında davalıdan da emir ve talimat aldığını, diğer müşterek tanık ...’ın davalının da kendisinden cüzi miktarda inşaat malzemesi satın aldığını, davacı tanığı ...’ün dava konusu binanın kaplama, fayans, mermer vs gibi işleri için davacı ile anlaştığını, davalının oturduğu birinci kata ilişkin ise bir şey yapmadığını,

tarafların kardeşi olan davalı tanığı ...’ın ise tarafların alt katı davalıya, üst katı ise davacıya ait olacak şekilde bina yapımı için anlaştıklarını, yine binanın yapımında usta olarak çalışan davalı tanığı ...’in davacıyı inşaat sırasında görmediğini, tüm yevmiyelerini davalıdan aldığını beyan ettiği anlaşılmıştır.

O halde Mahkemece, öncelikle taraf tanıklarının yeniden dinlenilmek sureti ile beyanları arasındaki çelişki giderilerek, taraflar arasında dava konusu muhdesatın yapım ve kullanım şekline ilişkin bir anlaşma olup olmadığı, gerek emek gerek sermaye sarfı ile kimin nam ve hesabına yapıldığı hususlarının tanıklardan sorularak hangi tarafın tanıklarının beyanlarına üstünlük tanındığının, diğer tarafın tanıklarının beyanlarının neden hükme esas alınmadığının gerekçesiyle birlikte açıklanması suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davalı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf isteminin esastan reddine dair kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi hükmünün 6100 sayılı HMK'nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, HMK'nin 373/1. maddesi gereği kararın bir örneğinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi (16.) Hukuk Dairesine, dosyanın ise İlk Derece Mahkemesi Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 04.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/16296, K. 2021/1911, 4 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/16296
Karar No
2021/1911
Tarih
4 Mart 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/16297 K.2021/2416
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/16298 K.2021/2127
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/16311 K.2021/1867
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/16333 K.2021/2417
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/16339 K.2021/2418
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/16340 K.2021/2419

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.