İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/1980 K.2018/16362

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece; davacı-karşı davalının ve davalı-karşı davacının davalarının kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca…

Esas2018/1980Karar2018/16362Tarih26 Eylül 2018Okuma6 dk · 1.220 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2018/1980 E., 2018/16362 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Eylül 2018
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.220 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece; davacı-karşı davalının ve davalı-karşı davacının davalarının kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili, duruşmasız olarak davalı-karşı davacı ... vekili tarafından istenilmiştir.

Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 26.09.2018 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı-karşı davalı asil vasisi ... ve karşı taraftan davalı ... vekili ... geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı, kayden maliki olduğu ... ada ... parsel sayılı taşınmazın davalılar tarafından haksız ve hukuki nedene dayanılmaksızın kayısı ağaçları dikilmek suretiyle kullanıldığını ileri sürerek davalıların müdahalelerinin menine, 8 yıllık icar parasının tespiti ile davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalılar ..., ... ve ...; davaya konu taşınmaz ile ilgilerinin bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek reddine karar verilmesini savunmuşlar, davalı ... cevap ve karşı dava dilekçesinde; davacının muvafakatı ile masraf ve bakım giderlerini karşılayarak davaya konu taşınmaza kayısı ağaçlarını diktiğini ve kapalı sulama sistemi tesis ettiğini açıklayarak, davaya konu taşınmaza bahçe olarak kazandırılan artı değerin , ağaç bedelleri ile yapılan sulama sistemine ilişkin bedelin HMK'un 107. maddesi gereğince ileride arttırılmak üzere 15.000TL tazminatın davacı/karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, asıl davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece, davacı/karşı davalının davasının kısmen kabulü ile davalı ... aleyhine açtığı müdahalenin meni davasının kabulüne, davalının ... ada ... parsel sayılı taşınmaza müdahalesinin menine, ... aleyhine açtığı ecrimisil talebinin feragat nedeniyle reddine, davalılar ..., ... ve ... aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine, davalı/karşı davacı ...'in davasının kısmen kabulü ile 15.000,00TL'nin dava açılış tarihinden, bakiye 114.921,13 TL'nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı/karşı davalından tahsili ile davalı/karşı davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı/karşı davalı ... vekili ve davalı/karşı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Asıl dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil, karşı dava faydalı ve zaruri giderlerin tahsili istemlerine ilişkindir.

1-Asıl dava yönünden tarafların temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Hemen belirtmek gerekir ki, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Tarafların Duruşmaya Gelmemesi, Sonuçları ve Davanın Açılmamış Sayılması” başlığını taşıyan 150. maddesinin 1. fıkrasında “Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.” hükmüne, 4. fıkrada “Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir.

Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez.

Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır.” hükmüne ve 5. fıkrada da “İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.” hükmüne yer verilmiştir.

Somut olaya gelince; davacı ...'in de katıldığı 31.01.2013 tarihinde yapılan ön inceleme duruşmasında, bir sonraki duruşmanın 26.02.2013 gününe bırakıldığının bildirildiği, 26.02.2013 tarihli duruşmaya davacının mazeret bildirmeksizin katılmadığı, duruşmaya katılan davalılar ..., ..., ... ve ..., davacı tarafından takip edilmeyen davayı takip etmek istemediklerini beyan etmeleri üzerine Mahkemece, davanın süresi içerisinde yenileninceye kadar 6110 sayılı HMK'un 150/1 maddsi gereğince müraacata bırakılmasına karar verildiği, bu tarihten sonra davacı tarafından davanın yenilenmesine ilişkin talepte bulunulmadığı görülmüştür.

Hal böyle olunca Mahkemece, davacı ... tarafından açılan asıl davanın HMK'un 150/5 maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, davalılar ..., ..., ... yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.

2-Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı ...'in ...

Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 21.3.2013 tarih 2013/40 Esas, 2013/554 Karar sayılı ilamı ile TMK'nin 405. maddesi gereğince vesayet altına alınmasına ve ...'in TMK'nin 413-416 maddeleri uyarınca vasi olarak atanmasına karar verildiği, hükmün temyiz edilmeksizin 10.04.2013 tarihinde kesinleştiği, davacı ... vasisi ... tarafından kendi adına asaleten ... adına vesayeten Av. ...'ın vekil olarak tayin edildiği, asıl davanın müraacata bırakılması nedeniyle, vekil tarafından ... aleyhine 12.07.2013 tarihinde ...

Asliye Hukuk Mahkemesi'nde el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talepli dava açıldığı, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/128 Esas 23.1.2014 tarihli kararı ile açılan davanın eldeki 2013/193 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, vasi ...'in 1.10.2014 havale tarihli dilekçesi ile ecrimisil taleplerinden feragat ettiklerini bildirdiği anlaşılmıştır.

Hemen ifade etmek gerekir ki, kısıtlanmayı gerektiren bir durumu bulunan kimse mahkeme kararı ile kısıtlanarak, kendisine bir vasi atanır. Vasi, vesayet altındaki kısıtlıyı hukuki işlemlerde temsil etmekle görevlidir. (TMK. Madde 403) Kısıtlının tek başına dava açması mümkün değildir. Davada yasal temsilcisi olan vasisi tarafından temsil edilmesi gerekir. Dava ehliyeti ve taraf ehliyeti dava şartlarındandır. Bu hususlar kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece res’en gözetilmelidir.

Somut olayda, davacı ... vesayet makamı tarafından 21.03.2013 tarihli karar ile kısıtlanmış olup, kendisine bir vasi atanmıştır.

Türk Medeni Kanununun 462/8.maddesine göre; acele hâllerde vasinin geçici önlemler alma yetkisi saklı kalmak üzere, dava açma, sulh olma, tahkim ve konkordato yapılması durumunda vesayet makamının izni gereklidir.

Bilindiği üzere taraf ehliyeti, davada taraf olabilme yeteneğidir. Taraf ehliyeti Medeni Hukuktaki, medeni haklardan istifade (hak) ehliyetinin Medeni Usul Hukukunda büründüğü şekildir. Gerçekten, kimlerin taraf ehliyetine sahip bulundukları Medeni Kanuna göre belirlenir (HUMK m.38,HMK m.50,MK m.8, m.48).

Buna göre medeni haklardan istifade (hak) ehliyeti bulunan her gerçek (TMK mad.8) ve tüzel (TMK mad.48) kişi, davada taraf olabilme ehliyetine sahiptir. Taraf olma ehliyeti, medeni haklardan yararlanma hakkının bir sonucu olup; usul hukuku anlamında suje olma, usul hukukundan yararlanma yeteneğidir. Her gerçek kişi, yaşadığı sürece taraf ehliyetine sahiptir; dolayısıyla gerçek kişilerin kişiliği ve bununla medeni haklardan istifade ehliyeti ölümle sona ereceğinden, ölmüş olan kişinin taraf ehliyeti yoktur.

Bir davada tarafların, taraf ehliyetine sahip olmaları dava şartlarındandır. Bu nedenle, davanın taraflarından birinin taraf ehliyetine sahip olmadığı mahkemece kendiliğinden gözetilir ve dava esasa girilmeden reddedilir.

Öte yandan sıfat, dava konusu sübjektif hak ile taraflar arasındaki ilişkidir. Bir sübjektif hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) ilke olarak o hakkın sahibine aittir. Bu nedenle, o hakka ilişkin bir davada davacı olma sıfatı o hakkın sahibine ait olacaktır. Buna uygulamada aktif husumet denilmektedir.

Bu noktada, husumet konusu davanın her safhasında ileri sürülebilir ve mahkemece re'sen, karşı tarafın, bu yollu bir savunmanın yapılmasına, rızası olup olmadığına bakılmaksızın, incelenerek gözönünde tutulur. Davacı olma sıfatı, dava konusu hakkın sahibine ait olduğundan, mahkemece davacının gerçekten taraf sıfatına sahip olduğu tespit edildikten sonra ancak dava konusu hakkın esasına ilişkin inceleme yapılabilir.

Bu bağlamda, vasi tarafından Dairemize hitaben sunulan temyiz dilekçesine ek beyanları içeren belgelerden, davacı ... hakkındaki vesayet kararının vesayet makamınca 19.02.2018 tarihli karar ile 2 yıl daha uzatıldığı belirlendiğinden, Mahkemece öncelikle vasinin, vasi tayin edilen kişi adına dava açabilmesi, bir kısım taleplerden feragat edebilmesi için vesayet makamının izni gerekeceğinden (TMK. madde 462/8) vasiye dava açmaya ve feragat etmeye izin kararı alıp ibraz etmesi için süre verilip, bu eksikliklerin tamamlanmasından sonra, toplanmış ve toplanacak delillere göre yargılama yapılıp hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.

Bozma sebeplerine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1. ve 2. bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle, 6100 sayılı HMK'un Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'un 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 26.09.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/1980, K. 2018/16362, 26 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/1980
Karar No
2018/16362
Tarih
26 Eylül 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2018/1980 K.2018/3656
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/1981 K.2018/16368
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2018/1981 K.2018/7936
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2018/1981 K.2018/5150
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/1982 K.2018/16360
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2018/1982 K.2018/4458

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.