KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/2176 E., 2018/17187 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
544 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davada elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne, ecrimisil isteminin kısmen kabul kısmen reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ve kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün ... yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin ...ya tabi olduğu anlaşılmış ve ... için 11.10.2018 ... günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. ... günü temyiz eden davalılar vekili Av. ......Köse geldi. Karşı taraftan kimse gelmedi. ...ya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra ...ya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Asıl dava, bağımsız bölüme elatmanın önlenmesi ve ecrimisil; birleşen dava ise asıl davadan sonraki dönem için ecrimisil istemine ilişkindir. Davalı, intifadan menin gerçekleşmediğini belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; asıl davada davanın kabulüne, birleşen davada ise kısmen kabulüne karar verilmesine ilişkin olarak verilen karar 1. Hukuk Dairesinin 2014/5198 Karar sayılı ilamı ile "... mahkemece ecrimisil hesabının usulüne uygun biçimde yapıldığı söylenemez.
Hal böyle olunca, taşınmazdan yararlanamayan paydaşın her zaman payına vaki elatmanın önlenmesini isteyebileceği gözetilerek asıl davada elatmanın önlenmesi isteğinin davacının payı oranında kabulüne, ecrimisil istemiyle ilgili olarak da ihtarname ile muvafakatın geri alındığı dikkate alınarak her iki dava yönünden yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda ecrimisil belirlenmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi “gerekçesi ile bozulmuş; mahkemece bozma sonrası bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda “Asıl davada; dava devam ederken davalının ölümü ile varisleri dahili davalıların, dava konusu .........
Mah., 1613 (1095 eski) ada, 330 parsel, B Blok 17 Nolu bağımsız bölüme ikametgah olarak kullanmak suretiyle yaptıkları müdahalenin men'ine, tahliyelerine, ecrimisil talebine yönelik davanın kısmen kabulüne ve 1208.33,00 TL ecrimisilin, işgalin başlangıcından itibaren hesaplanacak, kademeli yasal faizi ile birlikte, davalının varisleri olan dahili davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen davada ise 20/07/2010 ila, 31/12/2010 tarihleri arası toplam 2.262,26 TL 01/01/2011 31/12/2011 tarihleri arası hesaplanan 5.487,24 TL,
01/01/2012 06/01/2012 tarihleri arası hesaplanan 98,34 TL olmak üzere toplam 7.847,84 TL ecrimisilin işgalin başlangıcından itibaren hesaplanacak, kademeli yasal faizi ile birlikte, davalının varisleri olan dahili davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine,” karar verilmiş, davalı vekili sadece elatmanın önlenmesi ve tahliye talebine ilişkin temyiz isteminde bulunmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde bozma ilamının gereğinin eksiksiz olarak yerine getirildiğini söyleyebilme olanağı yoktur. Davacının payına yönelik elatmanın önlenmesine dair hüküm kurulması gerekirken, taşınmazda mülkiyet hakkı bulunan davalının (dahili davalıların) taşınmazın tamamından el çektirilmesi sonucunu doğuracak şekilde mutlak olarak elatmanın önlenmesine ve tahliyesine karar verilmesi de doğru değildir. Ne var ki; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün 1. fıkrasının 1. bendinin HUMK'un 438/7 maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/2176, K. 2018/17187, 11 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama