KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/2238 E., 2018/9204 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Elatmanın Önlenmesi, Tazminat ve Ecrimisil
Karar Metni
382 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı, 14 parsel no’lu taşınmazın kayden maliki olduğunu, taşınmazın 10 yıldan bu yana davalının işgalinde bulunduğunu ileri sürerek, davalının elatmasının önlenmesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile müdahale tarihinden itibaren 10.000,00 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın öncelikle husumet yönünden reddini, mümkün olmadığı takdirde davanın esastan reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddiyle davacının geriye dönük 5 yıllık ecrimisil talebi yönünden davanın kabulüne, fazlaya ilişkin talebin zamanaşımına uğraması nedeni ile reddine karar verilmiştir. Karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
1) Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2)Davacı, dava dilekçesinde müdahale tarihinden itibaren faiz isteğinde bulunmuş, Mahkemece yanlış şekilde 2008-2012 yılları arası dönem için kademeli faiz hesaplanarak toplam 12.432 TL ecrimisile, her dönem sonu itibarıyla işleyecek yasal faizin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. HMK’nın 297. ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil şekilde kurulması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına duyulan güven sarsılmış olacaktır.
Somut olaya gelindiğinde, hükmedilen kademeli faizin her birinin başladığı dönem sonunun hüküm fıkrasında gösterilmemesi HMK’nın 297.ve devamı maddeleri uyarınca doğru olmadığından ve hükmün infazında zorluk çıkaracağından kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/2238, K. 2018/9204, 12 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama