KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/2393 E., 2018/12006 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Elatmanın Önlenmesi ve Yıkım
Karar Metni
644 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı, maliki olduğu 8 ada 6 parsel sayılı taşınmazına komşu taşınmaz maliki davalı tarafından yapılan ahırın taştığını ileri sürerek elatmasının önlenmesi ile tecavüzlü kısmın yıkılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, temliken tescil isteğinde bulunarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, müdahalenin keşfen saptandığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar; davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, mülkiyet hakkından kaynaklanan elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
1- Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalının sair temyiz itirazları yerinde görülmediğinden REDDİNE,
2- Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 8 ada 6 parsel sayılı taşınmazın davacıya, 8 ada 7 parsel sayılı taşınmazın başlangıçta davalı ...'e ait olduğu, ...'in taşınmazı diğer davalı ...'a yargılama aşamasında satış suretiyle temlik ettiği, davacının davasını yeni malike yönelttiği, 01.07.2014 tarihli bilirkişi raporu ile davalıya ait taşınmazda bulunan ahırın davacı taşınmazına 11.59 m² tecavüzlü olduğu kayden sabittir.
Bilindiği üzere, dava açıldıktan sonrada sınırlayıcı bir neden bulunmadığı takdirde dava konusu malın veya hakkın üçüncü kişilere devredilebilmesi tasarruf serbestisi kuralının bir gereği, hak sahibi veya malik olmanında doğal bir sonucudur.
Usul Hukukumuzda da ayrık durumlar dışında dava konusu mal veya hakkın davanın devamı sırasında devredilebileceği kabul edilmiş 1086 sayılı HUMK'nun l86.maddesinde dava konusunun taraflarca üçüncü kişiye devir ve temliki halinde yapılacak usulü işlemler düzenlenmiştir.
Söz konusu madde hükmüne göre iki taraftan biri dava konusunu (müddeabihi) bir başkasına temlik ettiği takdirde diğer taraf seçim hakkını kullanmakta dilerse temlik eden ile olan davasını takipten vazgeçerek davayı devralan kişiye yöneltmekte, dilerse davasına temlik eden kişi hakkında tazminat davası olarak devam edebilmektedir. Ne var ki.
01.11.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nun 125. maddesi hükmü; “(1) Davanın açılmasından sonra, davalı taraf, dava konusunu üçüncü bir kişiye devrederse, davacı aşağıdaki yetkilerden birini kullanabilir:
a) İsterse, devreden tarafla olan davasından vazgeçerek, dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davaya devam eder. Bu takdirde davacı davayı kazanırsa, dava konusunu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur.
b) İsterse, davasını devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürür.
Davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder” şeklinde düzenlemeler getirmiştir.
Somut olayda, aleyhine dava açılanlardan ... taşınmazını davalı ...'a temlik etmekle artık eski kayıt maliki ...'in elatmasının sona erdiği açıktır.
Hal böyle olunca, davalı ... aleyhine açılan davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına ve 6100 sayılı HMK'nun 125/1-a maddesindeki düzenleme uyarınca yargılama giderlerinden davalıların müteselsilen sorumlu tutulmalarına karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.
Ne var ki, anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, mahkeme kararının düzeltilerek onanması uygun görülmüştür (HUMK m. 438/7, HMK 370/2).
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/2393, K. 2018/12006, 2 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama