KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/2637 E., 2018/10492 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Elatmanın Önlenmesi ve Ecrimisil
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı, paydaşı olduğu 3 parsel sayılı taşınmazda bulunan 13 no’lu bağımsız bölüme davalının 2006 yılından beri tecavüzde bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL ecrimisil bedelinin davalıdan faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, zamanaşımı def’inde bulunmuş, dava konusu taşınmaza eşi ...’in paydaş olduğunu, kullanımına davacının ve diğer paydaşların rıza gösterdiğini, intifadan men koşulunun yerine getirilmediğini, davacının taşınmazdaki hakkından feragat ettiğini, yeniden oluşturulan kat irtifakı tesisi sırasında ilave kattan oluşan dava konusu 13 no’lu taşınmaza mevzuat gereğince eski daire malikleri adına arsa payları oranında tescil edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Dosya muhtevasına göre davalı ...’ın eşi .... taşınmaza paydaş bulunmaktadır ve davalı yanca taşınmazın bütünü üzerinde hak iddia edilmektedir. Her ne kadar paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi davalarında intifadan men koşulu aranmaktaysa da, taşınmazın bütünü üzerinde hak iddia edildiği ve diğer paydaşların hakları kabul edilmediği takdirde intifadan men koşulu aranmaz.
Mahkemece, davanın esasına girilip pay oranında elatmanın önlenmesine ve ecrimsile karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/2637, K. 2018/10492, 2 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama