KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/2787 E., 2019/822 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K... ARAR
Davacı vekili, asıl ve birleşen davada, dava konusu 62 parsel sayılı taşınmazın kayıt maliklerine kayyım atandığını ancak söz konusu taşınmazın davalılar tarafından kullanıldığını açıklayarak davalılar aleyhine ecrimisile hükmedilmesini istemiştir.
Davalılar, ecrimisil talep edilen dönemlerde dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan evde oturmadıklarını beyanla davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalıların ecrimisil talep edilen dönemlerde dava konusu taşınmazı işgal etmedikleri ve taşınmazda hak iddia etmedikleri gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
Dosyaya yansıyan belge ve bilgilerden, dava konusu taşınmaz üzerindeki evin ...'e ait olduğu, söz konusu yapının parsel sınırlarına oturacak şekilde yapıldığı, dosya arasında bulunan ...'e ait veraset ilamına göre, davalıların ... mirasçıları olduğu, muris ...'in, taşınmazın zeminine ilişkin olarak kayıttan kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı, kayıt malikleri olan ... ve...'ya kayyım atandığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; her ne kadar, dava konusu parsel üzerindeki yapının kullanılamaz durumda olduğu ve davalılar tarafından da halihazırda kullanılmadığı anlaşılmakta ise de, söz konusu yapı taşınmaz üzerinden kaldırılmadığı sürece, mirasçı sıfatı ile davalıların davaya konu taşınmaza el atmalarının devam ettiğinin kabulü gerekeceğinden, bu doğrultuda toplanmış ve toplanacak delillere göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı ve yerinde olmayan gerekçeler ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/2787, K. 2019/822, 24 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama