KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2018/3472 E., 2019/5486 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ecrimisil
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, asıl davada dava konusu 1210 ada 6 parsel sayılı 779 m² sahalı taşınmaza müvekkilinin malik olduğunu, davalı Kurum'un hiçbir akdi ve kanuni sebebe dayanmaksızın taşınmazı Kuran Kursu ve bahçe olarak kullanmak suretiyle işgal ettiğini ileri sürerek 01/11/2009 - 31/11/2012 tarihleri arasında 9.768,00 TL ecrimisilin; birleştirilen dava da ise 01/12/2012 - 31/08/2014 tarihleri arasında 7.026,00 TL ecrimisilin, işgalin başlangıcından itibaren dönem sonları itibariyle işleyecek kademeli faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, esas ve birleşen davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; ecrimisil istemine ilişkindir.
Dava konusu 1210 ada, 6 parsel sayılı taşınmaz 15.06.1952 tarihinde tesis kadastrosu ile tam mülkiyet olarak .. Vakfı” adına kayıtlıdır. Söz konusu vakıf, mazbut vakıf olup 5737 sayılı Kanun'un 3. - 7. maddelerine göre mazbut vakıfların yönetimi ve temsili yetkisi Vakıflar Genel Müdürlüğündedir. Davacı idare söz konusu mazbut vakıf adına tapuya kayıtlı taşınmaza davalının tecavüzde bulunduğundan bahisle ecrimisil talebinde bulunmaktadır.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler karşısında davacı yanın aktif dava ehliyeti olduğu kuşkusuzdur. Buna göre iddia ve savunma çerçevesinde deliller toplanarak talebin aslı hakkında hüküm tesis edilmesi gerekmekteyken, yanılgılı değerlendirmeyle davanın reddi yönünde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/3472, K. 2019/5486, 23 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama